Yargıtay 10.
Hukuk Dairesi, tiroid kanseriyle mücadele eden hastaların tedavisinde kullanılan Pembrolizumab etken maddeli "K…" isimli ilacın maliyetinin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanmasına hükmetti.
Söz konusu ilacın tek bir kürünün bedeli yaklaşık 160 bin liraya ulaşıyor.DAVA SÜRECİ VE İLK BOZMA KARARIİlaç bedelinin geri ödeme listesinde bulunmaması gerekçesiyle SGK tarafından ödenmemesi üzerine, 2020 yılında İstanbul 42. İş Mahkemesi nezdinde bir dava açıldı.
Habertürk'ten Ahmet Kıvanç'ın aktardığına göre; yerel mahkeme, ilacın ücretinin SGK tarafından ödenmesine karar verdi.Ancak Yargıtay 10.
Hukuk Dairesi, 2024 yılında bu kararı inceleyerek "eksik inceleme" yapıldığı kanaatiyle iş mahkemesinin hükmünü bozdu.
Yargıtay'ın bozma gerekçesinde; ilacın bedelinin karşılanabilmesi için ilk etapta SGK’nın belirlediği geri ödeme şartlarının incelenmesi gerektiği vurgulandı.
Geri ödeme şartlarının sağlanmadığı senaryoda ise ilacın hayati öneme sahip ve kullanımının zorunlu olup olmadığı ile mevcut tedavi yöntemlerinden daha etkin bir sonuç verip vermediğinin belirlenmesi amacıyla, üniversite hastanelerindeki tıbbi onkoloji anabilim dallarından resmi bir sağlık kurulu raporu temin edilmesi gerektiği ifade edildi."HAYATİ ÖNEMDE" RAPORU DAVANIN SEYRİNİ DEĞİŞTİRDİYargıtay'ın bozma kararı üzerine iş mahkemesi süreci yeniden ele aldı.
Mahkeme, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden alınan ve ilacın kullanılmasının hasta için hayati önem taşıdığını belgeleyen rapora dayanarak, ilacın SGK tarafından ödenmesine bir kez daha karar verdi.Bu yargılama süreci devam ederken, söz konusu ilaç 2025 yılı itibarıyla SGK tarafından baş boyun kanseri, meme kanseri ve akciğer kanseri tedavilerinde kullanılmak üzere geri ödeme listesine dahil edildi.
Buna karşılık ilaç, tiroid kanseri tedavisi için bu listede henüz yer almıyor.YARGITAY'IN İLAÇ ÖDEME KRİTERLERİSGK avukatlarının iş mahkemesinin kararına karşı temyiz yoluna başvurmasıyla dosya yeniden Yargıtay 10.
Hukuk Dairesinin önüne geldi.
Yargıtay, 13 Nisan 2026 tarihinde aldığı kararla bu sefer yerel mahkemenin kararını onadı.Yargıtay kararının gerekçe bölümünde, ilaçların geri ödeme kapsamına alınması hususunda yetkinin SGK'da olduğuna dikkat çekildi.
Yargıtay, SGK’nın bu yetkisini yok sayacak biçimde karar verilemeyeceğini belirtirken, ilaçların yargı kanalıyla ödenebilmesi için içtihat haline gelmiş olan kriterleri şu ifadelerle aynen hatırlattı:“İlaçların yargı yolu ile ödenebilmesi için ilacın tıbben ve fennen zorunlu, hayati öneme haiz ve özellikle kısa süreli etkinliğin ötesinde sürekli olarak etkin ve yararlı olması [genel sağ kalım, özellikle progresyonsuz (hastalık ilerlemeden geçen) sağ kalım süresine uzun ve anlamlı bir katkı sağlaması] ile birlikte bütün faz çalışmalarının tamamlanmış, tıbbi otoritelerce kabul görmüş (dünya çapında kabul gören ve hekimlerin tedavi kararlarına yön veren kılavuzlarda yer alan) bir ilaç olması ve davalı kurumun (SGK) kabul edilebilir (ilacın ruhsatının iptali, tüm dünyada geri ödeme kapsamından çıkarılması, ilacın toplatılması veya satışının durdurulması vs) itiraz ve çekincelerinin bulunmaması halinde mümkün bulunduğu…”Ayrıca kararda, hastanın dosyasına giren tıbbi otorite raporundaki şu doğrudan tespitler dikkate alınarak onama hükmü kuruldu:“…2020-2025 yılları arasında tedaviye devam edildiği, K… isimli ilaç sayesinde hayatta kaldığı, sağkalımı uzattığı, hastanın halen hayatta olduğu”10 YILLIK DÖNEMDE BİR İLK: EMSAL OLACAK MI?Hasta adına hukuki süreci yürüten Avukat Burak Kılıçarslan, Yargıtay'ın önceki dönemlerde geri ödeme listesinde yer almayan kanser ilaçlarıyla ilgili davalarda genellikle yerel mahkeme kararlarını bozduğunu hatırlattı.
Kılıçarslan, bürokratik işlemlerin noksanlığı, hasta raporlarının yetersiz görülmesi veya Sağlık Bakanlığı nezdindeki yasal prosedürlerin tamamlanmaması gibi etkenlerin bozma gerekçesi yapıldığını vurguladı.Yargıtay 10.
Hukuk Dairesinin son kararında bilirkişi raporlarını temel alarak kanser hastası kişiyi haklı bulduğunu aktaran Kılıçarslan, bu sonucun yaklaşık 10 yıllık bir zaman diliminde hasta lehine kesin nitelikte çıkan ilk onama kararı olduğunu ve benzer mağduriyetleri yaşayan hastalar için emsal bir nitelik taşıyacağını savundu.SGK'DAN AÇIKLAMA: BAŞVURU ŞARTYargıtay’ın hükmünü değerlendiren Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) yetkilileri, bir ilacın geri ödeme listesine girebilmesi için ilgili ilaç firmalarının Sağlık Bakanlığından alınan onaylı ruhsatla müracaat etmeleri gerektiğini ve ardından 5510 Sayılı Kanun çerçevesinde kurulan komisyonlarda inceleme yapıldığını ifade etti.İlgili ilacın, ruhsat sahibi firmanın resmi başvurusu sonucunda akciğer, meme ve baş boyun kanserleri için ödeme listesinde bulunduğunu belirten yetkililer, davaya konu olan tiroid kanseri için firmanın Sağlık Bakanlığından henüz ruhsat almadığını ve bu yüzden Kuruma resmi bir ödeme başvurusu iletilmediğini vurguladı.
SGK yetkilileri sürece ilişkin şu açıklamayı yaptı:“İlgili mahkeme kararında da görüleceği üzere mahkemelerce vatandaşlarımızın başvurularına ödenmesi yönünde karar verilmesi durumunda Kurumumuzca tedavilerde kullanılan ilaçların bedelleri ödenmektedir. İlgili mahkeme kararına istinaden de vatandaşımıza tüm tedavi bedelleri ödenmiştir. İlgili ilacın Sağlık Bakanlığınca tiroid kanserinde ruhsatlandırılması ve akabinde firmanın Kurumumuza başvuru yapması durumunda geri ödeme çalışmaları başlatılabilecektir”