Yozgat’ta yüzlerce yurttaş Et ve Süt Kurumu (ESK) mağazası önünde soğuk hava ve kar yağışına rağmen oluşan kuyrukta yaklaşık 9-10 kilo gelen dondurulmuş kıyma ve dana etinden alabilmek için saatlerce bekliyor. Eksi 4 derece soğuk havada sabah saat 07.00’den itibaren mağaza önünde sıraya girmeye başlıyor. Saat 09.00’dan itibaren ise mağazanın kapıları açılıp, satışlar başlıyor.
Piyasaya göre daha ucuz et satışının yapıldığı ESK mağazalarının önünde, ramazan ayı öncesinde başlayan kuyruk, artarak devam ediyor. Yozgat’ta bulunun ESK mağazasının önünde soğuk hava ve kar yağışına aldırmadan kuyruğa giren vatandaşlar, kameralara konuşmaktan çekinirken, bazıları da çekim yapılmasına tepki gösterdi. Yozgat’taki ESK mağazası sabah saat ramazan nedeniyle 07.30’da açılıyor. Günlük yaklaşık 4 ton dondurulmuş et soğuk hava sistemli kamyondan indirildikten sonra saat 09.00’dan itibaren satışlar başlıyor.
Kişi başına 3-3,5 kilo gelen kıyma, 4-4,5 kilo gelen dana eti veriliyor. Et öğlene kadar tükeniyor. Ramazan süresince akşam saat 18.00’e kadar açık olan mağazada tavuk, salam, tereyağı, kaşar peyniri gibi ürünlerin satışı gerçekleştiriliyor. Yozgat’ta kasaplarda 900 lira, marketlerde bin liradan işlem gören bir kilo kıyma ESK mağazasında 400 liradan, kasaplarda bin lira, marketlerde bin 375 liradan satılan dana biftek et ise ESK’da 540 liraya satılıyor.
Yozgatlı kasaplar, kilosu 630 liraya aldıkları karkas etin yüzde 17’sinin kemik olduğunu belirtip, fiyatları mümkün olduğunca ucuz tutmaya çalıştıklarını, ESK ile rekabet etme şanslarının bulunmadığını söyledi. Yozgat Ziraat Odası Başkanı İsmail Açıkgöz de, ESK’nun piyasayı kontrol edebilmek için sübvansiyon uyguladığını, girdi maliyetlerine göre et fiyatlarının pahalı olmadığını belirtti, bu işten en fazla zarar gören kesimin yine besiciler, çiftçiler olduğunu bildirdi.
"Bir hayvan günlük 250 lira yiyor"
Ziraat Odası Başkanı Açıkgöz, son bir aydır, basında et fiyatlarının gündemde olduğunu belirterek, şönları söyledi:
"İşte et balık 500-550 liraya satıyor. Kasaplar 800 liraya etin kilosunu veriyor. Marketler 1300 liraya veriyor. Şimdi burada et balık sübvansiyon yapıyor. Yani 600'e de mal etse 500 liraya satıyor. Tüketicinin yanında olmak istiyor.
Çiftçi 630 liraya karkas et satıyor. Mandırasındaki hayvanını 630 liraya kestiriyor. Ne hikmetse marketlere gelince 1300 liraya tekabül ediyor. Tamam bunu belki kemiksiz yapıyorlardır, bilmem ne yapıyorlardır ama burada et fiyatı yükseldi, bilmem ne yaptı derken üreticinin yanında olan hiç yok. Maliyeti gören hiç yok. Bir hayvan günlük 250 lira yiyor. Üretici yemi 800 liraya alıyor, 850 liraya alıyor. Bunu hiç gören yok. Şimdi normalinde üreticiyi düşünürsek üretici bu eti 750 liraya satması lazım, 3 kuruş para kazanması için. Ama televizyona çıkıyorlar; et pahalandı, et pahalandı. 500'e aldığı eti 1.300 liraya satıyor. Bunu söyleyen yok. Yani bu niye bu kadar para kazanıyor diyen yok. Et pahalandı. Ya et pahalandı da üretici pahalandırmadı ki. Kaça aldın sen bunu, kaça kestin, kaça satıyorsun? Onu görmek lazım. Bir hayvanın üzerindeki kemik yüzde 13-15'tir. Sade kemiksiz satsa o da sakatat karşılıyor zaten. Ama parayı kazanan marketler, kesen kişiler.
"Belki tüketiciye de faydası var ama burada esnafı bitiriyor"
Burada hep en büyük sıkıntıyı çeken üreticidir. Üreticinin gerçekten sahibi yok. Üretici kaça alıyor? Bir ufacık buzağıyı kaça aldı? 10 ay onu besledi, kaç lira oldu? Bazen oluyor ki küçük hayvan aldığında 2 yıl besliyorsun. 2 yıl bu hayvan ne yiyor onu hiç gören yok. Çoban bugün 60 bin lira olmuş. Onu gören yok. Saman 8 bin lira olmuş, onu gören yok. Yem 800 lira olmuş torbası, onu gören yok. Yem pahalandı. Kimse kimsenin uşağı değil. Kazanmadığı sürece üretici hiçbir zaman için bu işi yapmaz. Bugün kuzu etini daha 480 liraya satılıyor, kargası 480 lira. Markete gidiyorsun pirzola 1.200 lira, 1.000 lira. 480 liraya almış 1000 liraya satıyor. Bunları takip etsin yetkililer. Bunların peşine düşsün. Üreticinin peşine kimse düşmesin. Üretici zaten garip ve mağdur. Onun için bunu eğer kontrol edilecekse kontrol alındığında alınacaksa üretici değil satan kişinin peşine düşülmesi lazım."
ESK’nun politikasının doğru olmadığına dikkati çeken Açıkgöz, "ESK Yozgat'ta var, fabrika var. Yozgat'a zararı var. Yozgat'a niye zararı var? Fakirin evinde bir tane kesimlik hayvanı var. Bunu eskiden kasaplar kesiyordu. Şimdi ESK ile yarışamadıklarından onu bile kesemiyorlar. ESK bugün 500 liraya et satıyorum diye tamam övünüyor. Belki tüketiciye de faydası var ama burada esnafı bitiriyor, üreticiyi bitiriyor. Onu gören yok" ifadelerini kullandı.