Japonya’da ‘hayaletli evler’ olarak bilinen içinde bir kişinin öldüğü evler ucuz ev arayanların ilgisini çekiyor.

“Eve ilk kez görmek için gittiğimde bana dik dik bakan bir adam vardı. Emlakçı onu görmediğine göre hayalet olduğunu anladım.”
‘Erkek hayalet’le arkadaş olmak istediğini belirten Ryua dört yıldır aynı dairede yaşıyor; sürekli ayak sesleri duyduğunu söylüyor.
Huzursuz ruhlar, ucuzlayan evler…
Ryua’nın anlattıklarına paralel şekilde ülkede ‘Yūrei’ diye ortalıkta dolaşan huzursuz ruhları tanımlamak için bir kelime var. Bu ruhların cinayete kurban giden ya da intihar eden kişilerin bıraktığı ‘huzursuz’ hayaletler olduğu düşünülüyor.

Kiralık mülklerde bu süre ölümden sonra üç yılken satılık evlerdeyse her zaman bir bilgi olarak potansiyel alıcıya sunuluyor.
Dolayısıyla ‘hayaletli evler’ olarak bilinen birinin öldüğü evlerde fiyatlar haliyle düşüyor.
Örneğin Ryua’nın dairesinde bir adam intihar etmiş. Kiracı eve normal fiyatlardan yaklaşık yüzde 30 az ödüyormuş.
Tokyo’dan emlakçı Erik Oskamp şöyle diyor: “Mezarlığında yanındaki bir daireyi bile kiralamak çok zor. Özellikle mutfak mezara bakıyorsa… En kötüsüyse dairede birinin intihar etmesi.”
Bazılarının umrunda değil
Öte yandan düşen fiyatlar nedeniyle bazı kişilere ev sahibi olma imkanı doğuyor.
Örneğin 79 yaşındaki Amerikalı Diane Tincher bu sayede üç odalı bir ev satın alabilmiş. Tur rehberliği yapan kadın emlakçının satın aldığı evde bir kadının öldüğünü, bu nedenle fiyatın düştüğünü söylüyor.
Benzer evler 45 milyon yene satılırken Tincher evini 20 milyon yene almış:
“Hayaletlere inanmıyorum. Japonların çok batıl inancının olduğunu biliyorum.
Eğer bir hayalet varsa ona böylesine muhteşem bir evde yaşadığım için minnettarım.”



