Yemek Tarifleri Haber Yazar
Rize
Kapalı
weather
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Hasan Fehmi: İlk Basın Şehidi Kimdir ve Nasıl Hayatını Kaybetmiştir?

Hasan Fehmi: İlk Basın Şehidi Kimdir ve Nasıl Hayatını Kaybetmiştir?

06.04.2026 14:53

6 Nisan tarihi, gazetecilik tarihinde kaydedilen en trajik olaylardan biri olan Hasan Fehmi suikastinin yıl dönümünde, “Öldürülen Gazeteciler Günü” olarak anılmaya başlandı. 1909 yılında Osmanlı İmparatorluğu döneminde yaşanan bu olay, basın özgürlüğü mücadelesinin sembollerinden biri haline geldi.

Hasan Fehmi'nin Hayatı ve Öldürülen Gazeteciler Günü

Osmanlı döneminin önde gelen gazetecilerinden biri olarak kabul edilen Hasan Fehmi, 1874 yılında dünyaya geldi. Genç yaşta Mülkiye Mektebi’nde eğitim aldıktan sonra, II. Abdülhamid döneminde yurt dışına gitmek durumunda kaldı. Paris’te bulunduğu süre zarfında, Prens Sabahattin ve çevresiyle tanışarak fikir dünyasını geliştirdi. Ardından Mısır’a geçerek burada daha da derin bir bilgi birikimi edindi. 1908 yılında II. Meşrutiyet'in ilanıyla birlikte İstanbul’a dönen Hasan Fehmi, kısa sürede basın camiasında etkili bir figür haline geldi. Serbesti Gazetesi’nin başyazarı olarak, özellikle İttihat ve Terakki’nin uygulamalarına yönelik sert eleştirilerde bulundu. Bu dönemde, gazetecilik mesleğinin getirdiği zorluklara rağmen, gazetecilik anlayışını sürdürme kararlılığını gösterdi.

Suikast ve Sonrası

6 Nisan 1909 gecesi, Hasan Fehmi, arkadaşı Ertuğrul Şakir Bey ile birlikte Beyoğlu’ndan Sirkeci’ye dönerken Galata Köprüsü üzerinde bir silahlı saldırıya uğradı. Kurşun, ensesinden girip alnından çıkarak olay yerinde canına mal oldu. Bu olayın faillerinin kimliği hiçbir zaman belirlenemedi ve cinayet, karanlık bir sır olarak kaldı. Hasan Fehmi'nin öldürülmesi, dönemin siyasi atmosferinde büyük bir yankı uyandırdı. Bu durum, kısa süre içerisinde patlak veren 31 Mart Vakası’nın önemli sebeplerinden biri olarak görüldü. Suikast, sadece bir gazetecinin hayatını kaybetmesi değil, aynı zamanda basın özgürlüğü mücadelesinin de simgesi haline geldi. Böylece, 6 Nisan tarihi, "Öldürülen Gazeteciler Günü" olarak anılmaya başlandı.

Hasan Fehmi'nin Mirası

Hasan Fehmi'nin trajik ölümü ve gazetecilik mesleğine katkısı, günümüzde de gazetecilik alanında dikkate alınması gereken bir referans noktası haline gelmiştir. Onun hikayesi, basın özgürlüğünün önemini, gazetecilerin karşılaştığı zorlukları ve bu uğurda verilen mücadelelerin ne denli değerli olduğunu gözler önüne seriyor. Bugün hala, gazetecilik mesleği, birçok ülke ve bölgede benzer tehditlerle karşı karşıya. Bu nedenle, Hasan Fehmi’nin anısı, gazetecilerin özgürlük mücadelesindeki cesaret ve kararlılığın sembolü olmaya devam ediyor. Anısına sahip çıkanlar aracılığıyla, onun mücadelesi ve gazetecilik anlayışı yaşatılmaktadır.