Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Rize'de basın mensuplarıyla bir araya gelerek gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Açıklamalarında "Terörsüz Türkiye" süreci, anayasal tartışmalar, demokratikleşme, terörle mücadele ve yargı süreçlerine ilişkin görüşlerini paylaşan Ağıralioğlu, hükümetin yürüttüğü sürecin 2023 seçimlerinde milletten aldığı yetkiyle örtüşmediğini savundu.
"Öcalan Kürtlerin Temsilcisi Değildir"
Terör örgütü PKK ve örgüt elebaşı Abdullah Öcalan üzerinden yürütülen tartışmalara değinen Ağıralioğlu, Öcalan'ın Kürt vatandaşların temsilcisi olarak gösterilmesine karşı olduklarını söyledi.
Ağıralioğlu, PKK'nın bir terör örgütü olduğunu vurgulayarak, örgüt ve yöneticilerinin Kürt vatandaşları temsil ettiği yönündeki yaklaşımların devletin terörle mücadele anlayışına zarar vereceğini ifade etti.
Şehitlerin Hatırasını Hatırlattı
Karadeniz Sahil Yolu üzerindeki şehit isimlerini taşıyan üst geçitleri örnek gösteren Ağıralioğlu, Türkiye'nin terörle mücadelede ağır bedeller ödediğini belirterek, yürütülen sürecin bu hassasiyet gözetilerek değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Süreçte kullanılan "barış" söylemini de eleştiren Ağıralioğlu, Türkler ile Kürtler arasında bir husumet bulunmadığını, terör örgütüyle yürütülen görüşmelerin "barış" kavramıyla ifade edilmesine karşı olduklarını söyledi.
Erdoğan'a Rize'den "Erken Seçim veya Referandum" Çağrısı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhur İttifakı'nın 2023 seçim sürecindeki terörle mücadele söylemlerini hatırlatan Ağıralioğlu, bugün izlenen politikanın seçim döneminde millete sunulan vaatlerden farklı olduğunu savundu.
Hükümetin mevcut süreci sürdürmek istemesi halinde yeniden halkın onayını alması gerektiğini belirten Ağıralioğlu, şu çağrıyı yaptı:
"Bu yasayı millete sunacaksınız. Ya erken seçim ya referandum."
Erken seçim talebinin yalnızca sandığa gidilmesi anlamına gelmediğini ifade eden Ağıralioğlu, hükümetin yürüttüğü süreç için yeniden siyasi meşruiyet sağlaması gerektiğini öne sürdü.
"Üniter Yapıyı ve Resmi Dili Tartıştırmayız"
Anayasanın ilk dört maddesi, üniter devlet yapısı ve resmi dil konularında partisinin tavrının net olduğunu belirten Ağıralioğlu, Türkiye'nin resmi dilinin Türkçe olduğunu vurguladı.
Kültürel hakların geliştirilmesini desteklediklerini ifade eden Ağıralioğlu, resmi dil konusunda herhangi bir değişiklik tartışmasına karşı olduklarını söyledi.
"Kürtlerin Sorunları Vardır, Ancak Bu Bir Yönetim Sorunudur"
Gazetecilerin "Kürt meselesi"ne ilişkin sorularını da yanıtlayan Ağıralioğlu, Türkiye'de Kürt vatandaşların da çeşitli sorunlar yaşayabileceğini ancak bunların etnik kimlikten değil, ülkenin genel yönetim sorunlarından kaynaklandığını savundu.
Bölgede yaşanan ekonomik, sosyal ve demokratik sorunların çözülmesi gerektiğini belirten Ağıralioğlu, terörle mücadele döneminde mağduriyet yaşayan vatandaşların zararlarının da giderilmesi gerektiğini ifade etti.
"Demokratikleşmeye Evet, PKK ile Müzakereye Hayır"
Türkiye'nin demokratikleşmesini desteklediklerini belirten Ağıralioğlu, demokratik reformların terör örgütü veya örgüt yöneticileriyle yürütülmesine karşı olduklarını söyledi.
Çözüm sürecinde toplumun farklı kesimleri, sivil toplum kuruluşları ve kanaat önderleriyle görüşülmesi gerektiğini dile getiren Ağıralioğlu, demokratik düzenlemelerin tüm toplumu kapsayacak şekilde yapılması gerektiğini ifade etti.
Yargı ve Belediye Operasyonlarını Değerlendirdi
Konuşmasında muhalefet belediyelerine yönelik soruşturmalara da değinen Ağıralioğlu, yolsuzluk iddialarının kim tarafından gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin yargı önünde hesap verilmesi gerektiğini söyledi.
Yargının herkese eşit mesafede olması gerektiğini belirten Ağıralioğlu, soruşturmaların yalnızca muhalefet belediyeleri üzerinde yoğunlaşmasının kamuoyunda yargının tarafsızlığına ilişkin tartışmaları artırdığını savundu.
Milletvekillerine Yemin ve Sevr Hatırlatması
Konuşmasının sonunda Sevr Antlaşması'nın yıl dönümüne dikkat çeken Ağıralioğlu, TBMM'de yapılacak oylama öncesinde milletvekillerine ettikleri yemini hatırlattı.
Milli Mücadele döneminden İpsiz Recep ve Topal Osman örneklerini veren Ağıralioğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bağımsızlık mücadelesindeki rolüne vurgu yaparak milletvekillerinin anayasa, üniter yapı ve milli egemenlik konularındaki sorumluluklarını hatırlamaları gerektiğini söyledi.