21 Ekim 2026, Çarşamba

Mevzurize

Canlı Piyasa Güncelleme
Spor

Semih Sezerli, İsmail Kartal’ı yerden yere vurdu: Maçı derbi uğruna verdi!

Fenerbahçe'nin Slavia Prag karşısında 2-0 öne geçmesine rağmen sahadan 2-2'lik beraberlikle ayrılmasını değerlendiren D-Smart Spor Yorumcusu Semih Sezerli, teknik direktör İsmail Kartal'ın oyuncu değişikliklerini, takımın oyun anlayışını ve maç sonu açıklamalarını eleştirdi.

Semih Sezerli, İsmail Kartal'ı yerden yere vurdu: Maçı derbi uğruna verdi!

Fenerbahçe’nin Slavia Prag karşısında 2-0 öne geçmesine rağmen sahadan 2-2’lik beraberlikle ayrılmasını değerlendiren D-Smart Spor Yorumcusu Semih Sezerli, teknik direktör İsmail Kartal’ın oyuncu değişikliklerini, takımın oyun anlayışını ve maç sonu açıklamalarını eleştirdi.

MAÇA BAŞLANGIÇ VE GERİDEN OYUN KURMA PLANI

“Fenerbahçe, Aston Villa maçını unutturacak bir başlangıç yaptı. Kendi sahasında dominant bir oyun ortaya koydu, topla şiddetli baskı kurdu ve 11 dakikada 2-0’ı buldu. Aslında maçın 3-4-5-6’ya gidebileceği bir senaryo vardı. Aston Villa gibi takımlar temsilcilerimizi yakaladığında farkı açabiliyor. Fenerbahçe de bunu yapabilecek durumdaydı. Ancak 15. dakikada bir bireysel hata sonucu gol geldi. Matteo Guendouzi’nin hatası ortadaydı ama burada teknik açıdan da değerlendirilmesi gereken bir konu var. Geriden çıkış planınızda, Ederson’dan sonra topa ilk dokunacak oyuncunun Guendouzi olması doğru değil. Bu planın yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor. Onu geriden oyun kurarken ilk pası verecek ve kontra atağı başlatacak oyuncu olarak kullanmak yanlış bir tercih.

Semih Sezerli, İsmail Kartalı yerden yere vurdu: Maçı derbi uğruna verdi

2-0’DAN 2-2’YE GİDEN SÜREÇ

Fenerbahçe, 2-1’den sonra 90. dakikaya kadar oyunda adeta durdu. Oysa Kante’nin top taşıma becerisini, Muriç’in fiziksel durumunu ve top taşımasını, Oğuz Aydın’ın iki ayağını kullanabilmesini ve şut becerisini konuşacağımız bir maç olabilirdi. Ancak 63. dakikada, derbi odaklı değişikliklerle maç henüz koparılmamışken yapılan hamleler, karşılaşmanın Slavia Prag‘a verilmesine neden oldu. Burada kesinlikle teknik direktör hatası var. Maçı bitirmeden, tamamen derbiyi düşünerek yapılan değişiklikler Fenerbahçe’nin skor üstünlüğünü koruyamamasında etkili oldu.

Bu karşılaşmada Şampiyonlar Ligi seviyesine uygun bir teknik direktör yönetimi göremedim.

İSMAİL KARTAL‘IN MAÇ SONU AÇIKLAMALARI

Maçın ardından İsmail Kartal’ın basın toplantısını iki kez izledim. İlk sözleri, “Maça gerçekten çok iyi başladık. Hemen 2-0’ı bulduk. Daha sonra 2-0’dan 2-2’ye geldi” şeklindeydi. Peki, 2-0’dan 2-2’ye nasıl gelindi? Arada yaklaşık 80 dakikalık bir süreç var ama bu sürece ilişkin teknik bir açıklama duyamadık. Hemen ardından taraftarları üzdüklerini söyledi. Taraftar üzülür, elbette. Böyle devam ederse üzülmeye de devam eder.

İsmail Kartal, “Sonuçta burası Şampiyonlar Ligi. Çok iyi bir takıma karşı oynadık” dedi. Ancak Slavia Prag’ın Fenerbahçe karşısında çok iyi bir takım olduğunu söylemek doğru değil. Slavia Prag, ilk puanını Fenerbahçe’den aldı. Fenerbahçe; camia gücü, kulüp büyüklüğü, taraftar, piyasa değeri ve oyuncu kalitesi bakımından rakibinin çok önünde.

Üstelik hoca, birkaç cümle arayla tekrar taraftarları üzdükleri için üzgün olduklarını söyledi. Dört dakikalık bir anlatımda sürekli üzüntü vurgusu yapmak yerine teknik ve taktik açıdan açıklamalar duymak istiyoruz. Taraftar artık yalnızca üzgün olunduğunu değil, takımın neden bu duruma düştüğünü öğrenmek istiyor.

Benim için en çarpıcı ve üzücü açıklama, İsmail Kartal’ın derbi maçını kazanarak taraftarla yeniden barışacaklarını söylemesiydi. Bu kadar kolay mı? Şu anda Şampiyonlar Ligi sahnesindesiniz. Neden derbi maçını konuşuyorsunuz? Üstelik derbideki rakibiniz, en az 24 saat sonra deplasmanda Fransa’da bir maça daha çıkacak. Sizin dinlenmek için yeterince vaktiniz var.

Bunlar modern futbol anlayışından uzak düşünceler. İsmail Kartal’ın açıklamaları, 90’lı yılların demeçlerini hatırlatıyor. Teknik, taktik ve oyun planı adına hiçbir şey duyamadık.

Fenerbahçe yıllar sonra Şampiyonlar Ligi’ne katıldı ancak bu katılımın anlamını sahaya ve teknik yönetimine yansıtamadı. Teknik direktörün iletişimi, taktiksel değerlendirmeleri ve modern oyun anlayışı bakımından Şampiyonlar Ligi seviyesine uygun bir yaklaşım göremedik.

KEREM VE OĞUZ AYDIN TERCİHİ

Maç sonunda Kerem’in oyunda kalıp Oğuz Aydın’ın çıkarılması da soruldu. Oğuz, Fenerbahçe’nin o akşam açık ara en iyi, en çok fark yaratan oyuncusuydu. Belki de transfer piyasasında kendisini gösterebileceği maçlardan birini oynadı. İsmail Kartal, Kerem’in takım savunmasına çok yardım ettiğini söyledi. Ancak bir hücum oyuncusunun takım savunmasına yardım etmesi, tek başına oyunda kalması için yeterli bir gerekçe olabilir mi? Bunun karşılığı nedir? Hoca, Oğuz Aydın’ın kendisinden istenen bazı şeyleri yapamamaya başladığını, buna rağmen çok güzel bir gol attığını ve iyi oynadığını da söyledi. Peki, Oğuz’un yapamadığı neydi? Kerem’in sahada kalmasını haklı çıkaran performansı neydi? Burada soru-cevap üzerinden ilerlediğimizde de teknik ve taktik açıdan yeterli bir açıklama göremiyoruz. Hocanın maç sonu değerlendirmelerinin bu kadar yüzeysel kalması, Fenerbahçe taraftarının sitemini ve hayal kırıklığını daha da artırıyor.

GEREKSİZ GERİ ÇEKİLME VE KAÇAN GALİBİYET

Fenerbahçe, 70. dakikadan sonra skor 2-1’ken gereksiz yere geri çekildi. Geri çekildiğiniz zaman Slavia Prag’ı üzerinize davet ediyorsunuz. Rakibe, “Ben kaleme yakın savunma yapacağım, sen de gel ve dene” demiş oluyorsunuz. Slavia Prag da bunu yaptı. Takım geri çekildikçe İsmail Yüksek gibi hata yapma ihtimali yüksek oyuncuların hata yapma olasılığı da artıyor. Fenerbahçe, 5-0 ya da 5-1 kazanabileceği bir maçtan 2-2’lik sonuçla ayrıldı. Bu nedenle benim açımdan bu sonuç, ne yazık ki bir mağlubiyet tadında.”