3 Ekim 2026, Cumartesi
Canlı Piyasa Güncelleme
Biyografi

Türkiye’de ilk kadın doktor Safiye Ali kimdir?

Türkiye'nin ilk kadın doktoru olarak tarihe geçen Safiye Ali, kadınların tıp eğitimi almasının önünde büyük engellerin bulunduğu bir dönemde Almanya'ya giderek hekim oldu.

Türkiye’de ilk kadın doktor Safiye Ali kimdir?

Türkiye’de kadınların tıp fakültelerine kabul edilmediği bir dönemde doktor olmaya karar veren Hatice Safiye Ali, Türk tıp tarihinin öncü isimlerinden biri oldu. 2 Şubat 1894’te İstanbul’da dünyaya gelen Ali, tıp eğitimi için Almanya’ya gitti ve Würzburg Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu. 1923’te Türkiye’ye dönmesinin ardından hekimliğe başlayan Safiye Ali, yalnızca Türkiye’nin ilk kadın doktoru olmakla kalmadı; tıp eğitimi veren ilk kadın öğretim üyelerinden biri olarak da tarihe geçti.

Safiye Ali, 2 Şubat 1894’te İstanbul’da dünyaya geldi. Babası, Sultan Abdülaziz ve II. Abdülhamid’in yaverlerinden Ali Kırat Paşa, annesi ise Emine Hasene Hanım’dı. Dört kız kardeşin en küçüğü olan Safiye Ali’nin ailesinde eğitim önemli bir yere sahipti.

Beşiktaş Rüştiyesinde başlayan eğitim hayatı daha sonra Amerikan Kız Kolejinde devam etti. Edebiyat, müzik ve yabancı dillere ilgi duyan Ali’nin dönemin önemli şairlerinden Tevfik Fikret’ten de özel ders aldığı biliniyor.

Balkan Savaşları ve ardından gelen savaş yıllarında ortaya çıkan doktor ihtiyacı, Safiye Ali’nin meslek seçiminde etkili oldu. Ancak o yıllarda Osmanlı’daki tıp okullarına kız öğrenciler kabul edilmiyordu.

Safiye Ali’nin doktor olabilmesinin yolu bu nedenle yurt dışından geçti.

Maarif Nazırı Şükrü Bey’in sağladığı bursla Almanya’nın Würzburg kentine giden Ali, burada tıp eğitimine başladı. Würzburg Üniversitesi Tıp Fakültesindeki eğitimini 1921 yılında tamamladı.

Mezuniyet tezini bebeklerde görülen iç pakimenenjit kanaması üzerine hazırladı. Ardından Berlin’deki sınavları geçerek doktorluk yapma yetkisini elde etti.

Safiye Ali daha sonra kadın hastalıkları ve çocuk hastalıkları alanlarında uzmanlaşmak amacıyla yeniden Almanya’ya gitti. Bu dönemde üniversitede asistan olarak da görev yaptı.

Safiye Ali, Almanya’daki uzmanlık eğitimi sırasında göz hastalıkları uzmanı Ferdinand Krekeler ile tanıştı ve evlendi.

Krekeler daha sonra Müslüman oldu ve Ferdi Ali adını aldı. İki doktor Türkiye’ye döndükten sonra İstanbul’un Cağaloğlu semtindeki Nuruosmaniye Caddesi’nde muayenehane açarak hasta kabul etmeye başladı.

Safiye Ali kadın ve çocuk hastalıkları alanında çalışırken Ferdi Ali göz hastalıkları uzmanı olarak mesleğini sürdürdü.

Safiye Ali ile Ferdi Ali’nin evliliği uzun yıllar devam etti. Safiye Ali’nin hayatı üzerine hazırlanan biyografik çalışmalarda ise çiftin çocuk sahibi olmadığı belirtiliyor.

Safiye Ali’nin yaşamında çocuklar buna rağmen çok önemli bir yer tuttu. Meslek hayatının önemli bölümünü bebek ve çocuk sağlığına ayırdı.

Özellikle yoksul ailelerin çocuklarının sağlık hizmetlerine ulaşması, bebek ölümlerinin azaltılması, anne sütünün teşvik edilmesi ve annelerin çocuk bakımı konusunda bilgilendirilmesi için çalışmalar yürüttü.

Türkiye’nin ilk kadın doktoru Safiye Ali olarak kabul ediliyor.

1921 yılında Almanya’daki tıp eğitimini tamamlayan Ali, uzmanlık çalışmalarının ardından 1923 yılında Türkiye’ye döndü. Diplomasının onaylanmasıyla birlikte Türkiye’de hekimlik yapmaya başladı.

İstanbul’daki muayenehanesinde özellikle kadın ve çocuk hastaları kabul etti. Bunun yanında Amerikan ve Alman elçiliklerinde doktorluk yaptı.

Safiye Ali’nin kariyerindeki bir başka ilk ise tıp eğitimi alanında gerçekleşti. Amerikan Kız Kolejinde jinekoloji ve obstetrik dersleri vererek Türkiye’de tıp eğitimi veren ilk kadın isimlerden biri oldu.

Safiye Ali’nin hekimlik kariyeri, kadınların çalışma hayatındaki yerinin oldukça sınırlı olduğu bir dönemde başladı.

Türkiye’ye döndüğünde muayenehane açmasına rağmen kadın doktor olması nedeniyle mesleki yaşamında çeşitli engellerle karşılaştı. Kadın hastaların bir bölümü başlangıçta kadın bir hekime alışkın değildi.

Buna rağmen Safiye Ali kısa sürede özellikle kadın ve çocuk hastalıkları alanındaki çalışmalarıyla tanındı. Hekimliğinin yanında sağlık eğitimi ve sosyal yardım çalışmalarında da aktif görev üstlendi.

Safiye Ali’nin yaşam öyküsünde Millî Mücadele dönemi önemli bir yere sahip olsa da bu yıllardaki faaliyetlerinin tarihleri dikkatle ayrılmalı.

Safiye Ali, Millî Mücadele’nin sürdüğü yıllarda Almanya’da tıp eğitimi ve uzmanlık çalışmalarıyla ilgileniyordu. 1921 yılında Würzburg Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu. Türkiye’deki asıl kurumsal sağlık ve sosyal yardım çalışmaları ise Cumhuriyet’in kuruluş döneminde yoğunlaştı.

1923 yılında Türkiye’ye dönen Safiye Ali, Besim Ömer Paşa’nın teklifi üzerine Hilâl-i Ahmer Cemiyeti Kadınlar Merkezi’nde çocuk sağlığı çalışmalarında görev aldı.

Safiye Ali’nin Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki önemli görevlerinden biri Hilâl-i Ahmer Cemiyeti Kadınlar Merkezi bünyesindeki çalışmaları oldu.

Burada çocukların yalnızca muayeneleri yapılmıyordu. Çocuklar ve aileleri kayıt altına alınıyor, hastalıkları takip ediliyor ve ailelerin ekonomik durumları inceleniyordu.

İhtiyaç sahibi ailelere ulaşmak amacıyla ev ziyaretleri de gerçekleştiriliyordu. Yapılan değerlendirmelerin ardından ailelere gıda ve giysi desteği sağlanıyordu.

Safiye Ali özellikle savaşların ardından ortaya çıkan yoksulluk, yetersiz beslenme ve çocuk sağlığı sorunlarına karşı yürütülen bu faaliyetlerde görev aldı.

Safiye Ali’nin adının özdeşleştiği kurumlardan biri de Süt Damlası oldu.

Himaye-i Etfal Cemiyeti bünyesindeki Süt Damlası, özellikle anne sütünden yeterince yararlanamayan ve yetersiz beslenme riski taşıyan çocuklara destek vermek amacıyla faaliyet gösteriyordu.

Safiye Ali burada anne ve çocuk sağlığı üzerine çalışmalar yürüttü. Anneleri emzirme, beslenme, hijyen ve çocuk bakımı konusunda bilgilendirdi.

1926 yılında kurumun müdürlüğüne getirildi. Çocukların düzenli sağlık kontrollerinin yapılması ve annelerin bilinçlendirilmesi Safiye Ali’nin çalışmalarında önemli yer tuttu.

“Dünyanın ilk kadın doktoru” sorusunun yanıtı kullanılan tarihsel tanıma göre değişebiliyor. Tarihin eski dönemlerinde kadınların şifacılık ve hekimlik yaptığına ilişkin kayıtlar bulunuyor.

Modern tıp eğitimi ve resmî tıp diploması ölçütü kullanıldığında ise en çok öne çıkan isim Elizabeth Blackwell.

İngiltere’de 3 Şubat 1821’de dünyaya gelen Blackwell, ABD’deki Geneva Medical College’dan 1849 yılında tıp diploması aldı. Böylece ABD’de bir tıp fakültesinden M.D. derecesi alan ilk kadın oldu.

Blackwell daha sonra kadınların tıp eğitimi alabilmesi için mücadele etti ve 1857 yılında New York Infirmary for Women and Children’ın kurulmasında görev aldı.

Safiye Ali’nin çalışmaları yalnızca doktorluk ve çocuk sağlığıyla sınırlı değildi.

Kadınların sosyal ve siyasi haklarını savunan oluşumlarda da görev aldı. Türk Kadınlar Birliğinin çalışmalarına katıldı ve kadınların seçme-seçilme hakkı mücadelesini destekledi.

Aynı zamanda İstanbul Himaye-i Etfal Cemiyeti tarafından oluşturulan Anneler Birliğinde görev yaptı.

Safiye Ali böylece hekimliğini kadın hakları, çocuk sağlığı ve sosyal yardım çalışmalarıyla birlikte sürdürdü.

Safiye Ali, 1928 yılında kanser hastalığı nedeniyle Almanya’nın Dortmund kentine gitti ve ameliyat oldu. Bir süre sonra mesleğini Almanya’da sürdürmeye başladı.

İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanya’da sivil halka sağlık hizmeti verdi. Savaşın ardından yeniden İstanbul’a dönse de hastalığının tekrarlaması üzerine Dortmund’a gitti.

Safiye Ali, 5 Temmuz 1952’de Almanya’da hayatını kaybetti.

1894’te İstanbul’da başlayan yaşamında kadınların tıp fakültelerine dahi kabul edilmediği bir dönemden Türkiye’nin ilk kadın doktorluğuna uzanan Safiye Ali, özellikle kadın ve çocuk sağlığı alanındaki çalışmalarıyla Türk tıp tarihinde önemli bir yer edindi.