Algoritmaya müdahale edin: Tek bir işlemle MevzuRize'yi Google’da ‘tercih edilen kaynak’ olarak seçin, aramalarınızda MevzuRize öne çıksın.

Haber En Son Olay Haber
Rize
Parçalı bulutlu
weather
22°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize Haber Yaşam "İlişkilerde Zorluk: İnsanların Değil, Anlamların Ağırlığı"

"İlişkilerde Zorluk: İnsanların Değil, Anlamların Ağırlığı"

Günlük yaşamda zorluk çeken bireylerin çoğu, bu durumların kaynağının başkalarının davranışları değil, bu davranışlara atfettikleri anlamlar olduğunu öğreniyor. Sosyal medya etkileşimleri veya bir mesajın geç yanıtlanması gibi durumlar, kurulan hayali senaryolar aracılığıyla ilişkileri ve kişilerin ruh halini etkileyebiliyor. Peki, zihnimizdeki bu yorumlar, hayatımızı nasıl şekillendiriyor? Bu soruya yanıt aramak, bireylerin düşünce süreçlerini anlaması adına önem taşıyor.

Okunma Süresi: 2 dk

Hayatımız boyunca hepimiz zaman zaman 'Bu insan beni bitirdi, bir daha yüzüne bakmayacağım' diye düşünürüz.

Sabah işe giderken metrobüste yanımızdaki kişinin yüksek sesle konuşması, eşimizin küçük bir hareketi, patronun bakışları ya da akrabamızın sözü saatlerce içimizi kemirir.

Peki asıl bizi yoran karşıdaki insanlar mıdır, yoksa biz onlara kendi içimizde verdiğimiz anlamlar mı?

Uzun yıllardır insanlarla konuşan, onların dertlerini dinleyen biri olarak net söyleyebilirim: Çoğu zaman yorgunluğumuzun asıl sebebi dışarıdaki kişiler değil, kendi kafamızın içinde kurduğumuz hikayelerdir.

Günlük hayattan bir sahne düşünün.

Komşunuz her sabah kapıda sizi görünce yüzünü asıyor.

Siz hemen 'Bana kızgın, beni sevmiyor, ne kadar kibirli' diye yorumluyorsunuz.

Oysa o komşu belki gece hasta bir yakınına bakmış, uykusuz kalmış.

ARTIK BENDEN SIKILDI Oysa olaya başka açıdan bakmak mümkün: 'Herkesin kendi günü var, belki yorgundur.' Bu ikinci bakış açısı sizi rahatlatır. İş yerinde bir meslektaşınız selam vermedi diyelim.

Seçenekler şunlar: Bana kızgın, ben bir şey yaptım, herhalde aklı başka yerde, kendi derdi var, ne kadar kendini beğenmiş. İlk ve üçüncü düşünce sizi bütün gün meşgul eder, enerjinizi alır. İkinci düşünce ise 'Tamam, geç' dedirtir. İnsanlar genellikle aynı kalır.

Değişen, bizim onlara yüklediğimiz anlamlardır.

KÜÇÜK OLAYLAR BÜYÜK KAVGALARI DOĞURUYOR YENİ YORGUNLUK KAYNAĞI: SOSYAL MEDYA ÇOCUKLUK YILLARIMIZIN ETKİSİ ÇOK BÜYÜK Oysa oğlu yeni bir işte çalışıyor, kendi hayatını kurmaya çalışıyordu.

Anlamı 'Bizi sevmiyor' dan 'Kendi ayakları üzerinde durmaya çalışıyor'sa çevirince annenin içi rahatladı, ilişkileri de düzeldi.

ANLAMI DEĞİŞTİRMENİN PRATİK YOLLARI VAR UNUTMAYALIM

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *

Algoritmaya müdahale edin: Tek bir işlemle MevzuRize'yi Google’da ‘tercih edilen kaynak’ olarak seçin, aramalarınızda MevzuRize öne çıksın.