Antalya'nın Serik ilçesine bağlı Belek turizm merkezi, 3-7 Kasım tarihleri arasında hematoloji alanının önemli buluşmalarından birine ev sahipliği yaptı. Türk Hematoloji Derneği'nin düzenlediği 52. Ulusal Hematoloji Kongresi'ne bin 200'ü aşkın kişi katıldı. Bilimsel değerlendirmeler sonucunda 346 bildiri kabul edilirken, kongre boyunca 34 oturum düzenlendi. Kongrenin sonunda basın toplantısı gerçekleştirildi; Türk Hematoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Özgür Mehtap, derneğin İkinci Başkanı Prof. Dr. Ayşegül Ünüvar, Genel Sekreteri Prof. Dr. Elif Birtaş Ateşoğlu ve Araştırma Sekreteri Prof. Dr. A. Emre Eşkazan burada hematolojik hastalıkların tanı ve tedavisindeki gelişmeleri değerlendirdi.
2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası dolayısıyla çocukluk çağı lösemilerindeki gelişmelere değinen Prof. Dr. Ayşegül Ünüvar, tanı yöntemleri ve yeni tedavi seçenekleri sayesinde önemli başarılar elde edildiğini belirtti. Ünüvar, teşhise ait yöntemlerdeki gelişmeler, güncel tedavi seçeneklerindeki yenilikler ve bilim dalları arasındaki yoğun iş birliği sayesinde lösemili çocukların büyük bir bölümünün başarıyla tedavi edilebildiğini söyledi. Tedavi başarısının hastanın risk grubuna, uygulanan tedaviye verdiği yanıta ve laboratuvar sonuçlarına göre değişebildiğini aktaran Ünüvar, Türkiye'deki merkezlerde gelişmiş ülkelerin önemli sağlık kuruluşlarındaki başarı düzeylerine ulaşıldığını ifade etti.
Türkiye'deki merkezlerin, gelişmiş ülkelerin önemli sağlık kuruluşlarındaki başarı düzeylerine ulaştığını ifade eden Prof. Dr. Ayşegül Ünüvar, tedavi başarısının hastanın risk grubuna, uygulanan tedaviye verdiği yanıta ve laboratuvar sonuçlarına göre değişebildiğini belirtti. Lösemi tedavisinin uzun ve zorlu bir süreç olduğunu vurgulayan Ünüvar, aileler ve farklı uzmanlık alanlarıyla yürütülen iş birliğinin önemine dikkat çekerek, "Ancak bizim için yalnızca hastalığı yenmek yeterli değil. Sonuçta çocuklarımızın önünde uzun bir yaşam süresi var. Yaşlarının gerektirdiği ihtiyaçları gözetmek ve tedavinin ilerleyen dönemlerde ortaya çıkabilecek etkilerini yakından takip etmek de oldukça önemli. Çünkü her çocuğun sağlıklı bir geleceğe ihtiyacı var" diye konuştu.
Çocukluk çağı kanserlerinde hedefe yönelik tedavilerin gelişmesinden umutlu olduklarını belirten Ünüvar, T hücrelerine yönelik teknolojilerin ilerlemesini beklediklerini söyledi. Ünüvar, "Belki de ileride, yani çok yakın zamanda kanser tedavilerinin yerini bu hedefli tedaviler alacak. Bu zaman sağlam organlara kanser ilaçlarının muhtemel yan etkileri de ya çok aza inecek ya hiç olmayacak şeklinde gerçekten umutluyuz. Kanser tedavilerinde çok hızlı gelişmeler var" ifadelerini kullandı. Türkiye'deki hekimlerin dünyadaki gelişmeleri yakından takip ettiğini söyleyen Ünüvar, ulusal tedavi protokollerinin bu gelişmeler doğrultusunda güncellendiğini ve eğitim toplantılarının sürdüğünü ifade etti.
Kongrede yapay zekânın hematolojideki kullanımı da masaya yatırıldı. Türk Hematoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Özgür Mehtap, dernek bünyesinde geçen yıl kurdukları Yapay Zekâ Bilimsel Alt Komitesi tarafından hazırlanan 4 bildirinin Amerikan Hematoloji Derneğinin (ASH) kongresinde kabul edildiğini söyledi. Hastalıkların tanısına yardımcı olacak modeller üzerinde çalışıldığını aktaran Mehtap, yapay zekânın bazı laboratuvar incelemelerinde hücrelerin tanınması ve ilaçların birlikte kullanımına bağlı muhtemel yan etkilerin değerlendirilmesi gibi alanlarda kullanılabildiğini belirtti.
Prof. Dr. Özgür Mehtap, yapay zekânın hekimin yerini alacağı yönündeki beklentilere karşı uyarıda bulundu. Mehtap, "Yapay zekâ hastalıkların tanı, tedavi ve takibinde giderek daha fazla kullanılacak gibi görünüyor. Ancak bu, hekim olmadan yapay zekânın her şeyi yapabileceği anlamına gelmiyor" dedi. Hastalığın dinamik bir süreç olduğunu, sabah görülen bir hastanın durumunun bir iki saat içerisinde değişebildiğini anlatan Mehtap, bu sistemlerin henüz yüzde 100 kullanılabilir durumda olmadığını kaydetti. Periferik yaymaların incelenmesinde ve hücrelerin tanınmasında yapay zekâdan yararlanılabildiğini belirten Mehtap, "Onda bile yapay zekâ yanılabiliyor. Bu programlarda dikkat etmek gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Hematolojide hücresel tedavi yöntemlerine ilişkin bilgi veren Türk Hematoloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Elif Birtaş Ateşoğlu, Türkiye'de 2025 yılında 1681'i allojenik, 2534'ü otolog olmak üzere toplam 4 bin 215 kök hücre nakli gerçekleştirildiğini açıkladı. Hematopoetik kök hücre naklinin hastanın kendi hücreleriyle veya uygun bir vericiden alınan hücrelerle yapılabildiğini anlatan Ateşoğlu, allojenik naklin akut lösemi, dirençli lenfoma, aplastik anemi ve bazı genetik hastalıkların tedavisinde kullanıldığını belirtti.
Nakil için uygun verici bulunmasının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Elif Birtaş Ateşoğlu, bağışçıların özellikle kök hücrelerin toplanacağı son aşamaya gelindiğinde kararlarından vazgeçmemeleri gerektiğini söyledi. Ateşoğlu, "Bağışçı olan kişilerin, özellikle kök hücrelerin toplanacağı son aşamaya gelindiğinde kararlarından vazgeçmemeleri son derece önemli. Çünkü bu süreçte vericinin vazgeçmesi, nakil bekleyen hasta açısından ciddi sonuçlar doğurabiliyor" dedi.
Kanser tedavisinde kullanılan yeni yöntemlerden CAR-T hücre tedavisine de değinen Ateşoğlu, Türkiye'de bazı merkezlerde çalışmaların başladığını ancak yöntemin henüz rutin olarak uygulanamadığını söyledi. Tedavinin hastanın kendi bağışıklık sistemi hücreleri kullanılarak gerçekleştirildiğini belirten Ateşoğlu, hastanın kendi bağışıklık sistemi hücrelerinden olan T hücrelerinin alındığını, bu hücrelerin kanser hücrelerini tanıyıp onlarla savaşabilecek şekilde yeniden düzenlenerek hastaya geri verildiğini anlattı. CAR-T tedavisinin özellikle kemoterapiye yeterli yanıt vermeyen bazı hastalarda önemli bir seçenek olarak değerlendirildiğini belirten Ateşoğlu, yöntemin Türkiye'deki kullanımının ve erişilebilirliğinin artmasının önemine işaret etti.
Halk arasında kansızlık olarak bilinen aneminin farklı hastalıkların belirtisi olabileceğine dikkat çeken Türk Hematoloji Derneği Araştırma Sekreteri Prof. Dr. A. Emre Eşkazan, aneminin en yaygın nedeninin demir eksikliği olduğunu belirterek vitamin B12 ve folat eksiklikleri, böbrek hastalıkları, iltihabi hastalıklar ve kemik iliği yetmezliğinin de kansızlığa yol açabildiğini söyledi.
Daha önce görülmeyen veya giderek artan halsizlik, yorgunluk ve bitkinlik şikâyetlerinde aile hekimine ya da bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirten Prof. Dr. A. Emre Eşkazan, yalnızca beslenme düzeninin değiştirilmesinin her kansızlık türünde yeterli olmayacağını ifade etti.
Hematolojik hastalıkların gelecekteki tedavi yöntemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Özgür Mehtap, son yıllarda hedefe yönelik ilaçlar ve hücresel tedavilerde önemli gelişmeler yaşandığını söyledi. Küçük moleküllü ilaçların yanı sıra iki veya üç farklı hedefe yönelik antikor tedavisinin geliştirildiğini belirten Mehtap, CAR-T teknolojilerindeki çalışmaların da sürdüğünü ifade etti. Yapay zekânın ilaç geliştirme süreçlerinde de kullanılmaya başlandığını anlatan Mehtap, genetik verilerin bilgisayar ortamında incelenmesiyle ilaçların hangi hastalarda etkili olabileceğine yönelik araştırmalar yürütüldüğünü kaydetti. Mehtap, "Önümüzdeki 10 yıl içerisinde sağ kalımı ciddi derecede artıracak yeni ilaçların sayısının artacağını net şekilde görüyorum" dedi.











