Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2025 yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi ve Sayıştay raporları, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda ele alındı. Komisyon bu görüşmeler için toplandı. Toplantıda Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bakanlığın bütçesine ve yürüttüğü çalışmalara ilişkin milletvekillerine sunum yaptı. Milletvekilleri, sunumun ardından bütçe tekliflerine ilişkin değerlendirme ve eleştirilerini dile getirdi. Görüşmelerin soru-cevap bölümünde Bakan Ersoy, milletvekillerinin yönelttiği soruları yanıtladı ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Ersoy, savaşın turizmde yarattığı sarsıntıyı rakamlarla anlattı. Erken rezervasyon dönemi olan 1 Nisan – 1 Kasım tarihleri arasında, ağırlıklı olarak Antalya ve Ege bölgelerinde bölgesine göre yüzde 20 ile yüzde 30'a varan iptaller alındığını kaydeden Ersoy, ilk ay içinde toplam erken rezervasyonun yüzde 20'sine varan iptaller yaşandığını ifade etti. Ersoy, 'İkinci çeyrekte savaşın çok yoğun ve sıcak geçtiği ortam sırasında bazı olumsuz veriler, eksi veriler geldi. Ama üç ay içerisinde geriye dönük rezervasyonlarla ilgili yapmış olduğumuz yoğun tanıtım faaliyetleri, bu yüzde 20'lik kaybın, resort bölgeleri için söylüyorum, çok büyük bir bölümünü geri almamızı sağladı' dedi.
Resort bölgelerinde kaybın büyük kısmının geri alındığını, buralarda eksi 5,6 ile eksi 5,5 bandında bir kapanış öngörüldüğünü aktaran Ersoy, Türkiye genelinde ise 1,5-2 bandında eksiyle kapatılacağını düşündüklerini söyledi. İstanbul ve diğer illere yapılan yoğun tanıtım kampanyaları sayesinde bu bölgelerin savaşa rağmen pozitif sonuç vermeye başladığını belirten Ersoy, 'Şimdi bizim coğrafyayı biraz inceleyecek olursanız, bakın biz tam bir ateş çemberi içinde turizmle uğraşıyoruz. Yukarıda Ukrayna-Rusya savaşı var, dışarıda İran savaşı var' ifadelerini kullandı.
Rusya’nın hava trafiğinde, son zamanlarda, özellikle 2026’nın tamamını kapsayan dönemde, çok büyük dron saldırılarıyla karşılaşıldığını kaydeden Ersoy, "Her dakika havalimanlarında çok ciddi gecikmeler ve kapanmalar oluyor. Bu da dolayısıyla ne oluyor? Hava trafiğinde azalmalara ve eksilmelere sebebiyet veriyor. Ama her şeye rağmen Türkiye, bakın bunca olumsuzluğa rağmen ateş çemberinin ortasında bir istikrar adası olmayı başardı. Bakın burada Cumhurbaşkanımızın, Dışişleri Bakanlığımızın yürüttüğü barışçıl politika ve barışı getirmek için yapmış olduğu çabaların çok büyük artısını görüyoruz. Bu kadar olumsuzun içinde çok büyük artılar da gördük. Bu bizim algıyı çevirmemiz konusunda da bize çok destek oldu. Yoğun tanıtım kampanyalarıyla, dışarıdan getirdiğimiz kanaat önderleriyle, dijital medyada çok kuvvetli iletişimle biz yavaş yavaş bu algıyı düzelttik. Düzeltiyorum, yavaş yavaş değil, çok hızlı bir şekilde düzelttik ve üçüncü çeyrek itibariyle neredeyse başa baş bazen de çok ufak da olsa üstünde tekrar turist girişlerini sağlamayı başardık. Fakat ihtimal olan, bakın hala bu kadar büyük bir dengesizlik içinde turizm yapıyoruz ki, biz Amerikan seçimleri ne olacak, Amerikan seçimleri sonunda İran vurulacak mı, savaş Suriye Yemen üzerinden Suriye’ye yansıyacak mı, Rusya’da Ukrayna savaşında nasıl bir gelişme olacak? Bu kadar belirsizlik içinde siz bana diyorsunuz ki, ‘Şunu söyledin, şu hedefi nasıl tutturacaksın?’ Bakın biz sektörümüzü ayakta tutmak için, hedeflerimizi yakalamak için elimizden gelen manevralarıyla, törpü, hızlı düzeltmeleri de yapıyoruz. Mümkün olan en yakın… Bakın, kimi 2028’den şu anda göremem ki. Ben şu anda 2026’yı doğru bir şekilde kapatmaya çalışıyorum. 2027’deki olası sürprizleri bir görün. Çünkü yolda devamlı bir şey değişiyor. Artık devamlı süresi haftalık olmuyor. Yani siz bir hafta sonrasına da bir yorum yapsanız farklı bir şey çıkabilir. Ama biz ne yapıyoruz? Pazar çeşitlemeleriyle, farklı hava trafikleriyle, en azından hava trafik çeşitliliği ve ürün çeşitlemeleriyle yolcu getirmeye çalışıyoruz. Ve bunda da gayet başarılı oluyoruz. Geçmişteki krizlerle kıyasladığınızda, bakın eksi 30’luk, eksi 40’lık kayıplar olduğu yerde kalırdı. Şimdi bir de bizim resort bölgelerinde şöyle bir özellik var, yani niye İstanbul’da artıya çevirebildik, şeyde azaltabildik" açıklamasında bulundu.
Türkiye'nin bunca olumsuzluğa rağmen ateş çemberinin ortasında istikrar adası olmayı başardığını vurgulayan Ersoy, Cumhurbaşkanının ve Dışişleri Bakanlığının yürüttüğü barışçıl politikanın ve barışı getirmek için yapılan çabaların büyük artısını gördüklerini belirtti. Yoğun tanıtım kampanyaları, dışarıdan getirilen kanaat önderleri ve dijital medyadaki kuvvetli iletişimle algının hızlı şekilde düzeltildiğini, üçüncü çeyrek itibarıyla neredeyse başa baş, bazen çok ufak da olsa üstünde turist girişlerinin yeniden sağlandığını anlatan Ersoy, 'Ama biz ne yapıyoruz? Pazar çeşitlemeleriyle, farklı hava trafikleriyle, en azından hava trafik çeşitliliği ve ürün çeşitlemeleriyle yolcu getirmeye çalışıyoruz. Ve bunda da gayet başarılı oluyoruz' diye konuştu.
Ersoy, turizm gelirine ilişkin değerlendirmelerde de kişi başı gecelik gelirin esas alınması gerektiğini söyledi. 2017 sonunda yabancı turistte 82,9 dolar olan kişi başı gecelik gelirin, bu sene ilk 9 aylık bazda 119,9 dolara geldiğini ve yüzde 44,6'lık artış yaşandığını belirten Ersoy, gurbetçilerin de dahil edildiği genel rakamda ise 75,8 dolardan 107,7 dolara çıkışla yüzde 42,2'lik artış gerçekleştiğini aktardı. Ege'nin sezonunun Antalya'ya göre daha kısa olduğunu, deniz suyunun hızlı soğuduğunu, bu nedenle sezonun golf alanları, spor alanları, kültür etkinlikleri, müze ve gastronomiyle desteklenmesi gerektiğini anlatan Ersoy, Çeşme projesinin farklı ideolojik sebeplerden reddedildiğini, talep gelmesi halinde kaldıkları yerden projeyi paylaşabileceklerini söyledi.
Formula 1 yarışlarına da değinen Ersoy, yarışların Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Motor Sporları Federasyonu tarafından işletilmesinin sağlandığını ve minimum 5 yıllık ilk başlangıç anlaşmasıyla ülkeye gelmesinin sağlandığını belirtti. Etkinlikleri yarış sahasıyla sınırlamayacaklarını, İstanbul'un tamamına yayacak hazırlıklar yaptıklarını ifade eden Ersoy, La Liga ve İspanya liginin gelmesi gibi organizasyonlara da destek verdiklerini, Turizm Geliştirme Ajansı bünyesinde kurulan birimlerle bu çalışmaların yoğun şekilde artırıldığını sözlerine ekledi.











