8 Kasım 2026, Pazar

Mevzurize

Son Dakika
Canlı Piyasa Güncelleme
Gündem

Bankaya ‘ishal olmayın’ talimatı nedeniyle tazminat cezası

Çalışanlarına tuvalet ve mola konusunda rencide edici talimatlar gönderen banka, eski çalışanına manevi tazminat ödemeye mahkum edildi. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bankacının psikolojik taciz iddiasıyla açtığı davada verilen kararı oy birliğiyle onadı.

Bankaya 'ishal olmayın' talimatı nedeniyle tazminat cezası

Tam 13 yıl boyunca takım lideri olarak görev yaptığı bankadan kovulan bankacı, İş Mahkemesi'ne başvurarak hakkını aradı. Davacı, birimine atanan ikinci müdürün sert, rencide edici, tehditkar ve aşağılayıcı yönetim anlayışına maruz kaldığını belirtti. Yaşadığı sıkıntıları bir üst yöneticisine ilettikten sonra müdürün kendisini kişisel olarak hedef aldığını ve baskı ile yıldırma politikası uyguladığını öne sürdü.

Bankacı, mola sürelerine müdahale edildiğini, diğer çalışanlar idari izin kullanırken kendisine izin verilmediğini dile getirdi. Tüm takım liderlerinin katıldığı toplantıda müdürün kendisine 'şerefsiz' ve 'karaktersiz' gibi ifadeler kullandığını kaydetti. Oturduğu yerin değiştirilerek yakından gözlemlendiğini ve baskının daha fazla hissedilmesi için tam karşısına oturtulduğunu, yalnızlaştırılmaya çalışıldığını iddia etti.

Haklı şikayetine olumlu yanıt beklerken banka tarafından işten çıkarıldığını anlatan davacı, bankanın sistematik ve kurumsal olarak uyguladığı baskı, yıldırma, mobbing ve ayrımcılık nedeniyle ciddi sağlık sorunları yaşadığını, depresyon ve hipertansiyon teşhisiyle tedavi gördüğünü ileri sürdü. Bankacı, manevi tazminat, maddi tazminat ve ayrımcılık tazminatının davalıdan tahsilini talep etti.

Davalı bankanın avukatı, davacının iş sözleşmesinin iş yerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan nedenlerle sona erdirildiğini, bu sırada tüm yasal haklarının ödendiğini savundu. Disiplin Kurulu'nun yaptığı değerlendirmede davacıya özel bir yıldırma ve mobbing uygulanmadığı sonucuna varıldığını aktaran avukat, davanın reddedilmesini talep etti.

Banka şube müdürünün çalışanlara attığı elektronik postada molaların uzamaması, sık sık tuvalete gidilmemesi, hatta ishal bile olunmaması yönünde rencide edici talimatlar verdiği İş Mahkemesi kararında vurgulandı. Davacının psikolojik tacize uğradığı iddiasıyla manevi tazminat talebi hüküm altına alındı; davacının sorun yaşadığı kişinin şubede müdür olmasıyla psikolojik taciz eylemlerinin başladığı belirtilen kararda şu ifadelere yer verildi: "Davacının performansının düşük olduğuna dair davalı tarafından delil sunulmadığı gibi dinlenen tanıklarca da davacının performansının iyi olduğu ifade edilmiştir. Davacının iş sözleşmesinin feshine gerekçe yapılan iletişim sorununun ise müdür tarafından psikolojik taciz uygulanmasının sonucunda diğer takım liderlerinin davacı ile iletişimini kesmiş olmasından kaynaklandığı tanık beyanlarından anlaşılmıştır. Mola hususunda tuvalete bile iki kez üst üste gidildiğinde sorun olduğu, ishal olunmayacağına dair dahi e-posta atıldığı, davacıya mola hususunda uyarı mesajı atıldığı, aynı gün bu mesajdan birkaç saat sonra molaya çıkanları rencide edici sözler ile itham edici e-postaların atıldığı sabittir. Davacının yeri değiştirilerek göz hapsine alındığı, sadece davacının yeri değiştirilerek bu şekilde göz hapsine alınıp mola saatlerinin kontrol edildiğinin tanık beyanları ve e-postalardan anlaşılmıştır. Davacıya karşı rencide edici ve aşağılayıcı tavırda bulunulduğu, mola saatlerinin takip edildiği, davalı tanıklarınca da davacının yıllık izindeyken çalıştığının ve toplantıda söylenenlerin doğrulandığı, küçülme gerekçesi fesih nedeni olarak gösterilse de davacıdan başka aynı gerekçeyle işten çıkartılan olmadığı da sabittir. Tüm bu süreçten davacının sağlığının olumsuz olarak etkilendiğine dair doktor raporlarının sunulmuş olması birlikte değerlendirildiğinde davacının uzun süren rencide edilmesi, dışlanması, yalnızlaştırılması ve şikâyetlerine uzun süre geri dönüş yapılmayıp üzerine bir de iş sözleşmesi feshedilerek cezalandırılması şeklinde neticeye varan psikolojik taciz eylemleri ispat edilmiştir. Davacının manevi tazminata hak kazandığının kabul edildiği, maddi tazminat ve ayrımcılık tazminatı şartlarının ise oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir" denildi.

Kararda, davacının sorun yaşadığı kişinin şubede müdür olmasıyla psikolojik taciz eylemlerinin başladığı belirtildi. Davacının performansının düşük olduğuna dair davalı tarafından delil sunulmadığı, dinlenen tanıkların da davacının performansının iyi olduğunu ifade ettiği vurgulandı. Davacının iş sözleşmesinin feshine gerekçe yapılan iletişim sorununun ise müdür tarafından uygulanan psikolojik taciz sonucunda diğer takım liderlerinin davacıyla iletişimini kesmesinden kaynaklandığı tanık beyanlarından anlaşıldı.

Mahkeme kararında, mola konusunda tuvalete iki kez üst üste gidildiğinde sorun çıkarıldığı, ishal olunmayacağına dair dahi e-posta atıldığı, davacıya mola konusunda uyarı mesajı gönderildiği, aynı gün bu mesajdan birkaç saat sonra molaya çıkanların rencide edici sözlerle itham edici e-postalarla suçlandığı sabit görüldü. Davacının yeri değiştirilerek göz hapsine alındığı, sadece davacının yeri değiştirilerek bu şekilde göz hapsine alınıp mola saatlerinin kontrol edildiği tanık beyanları ve e-postalardan tespit edildi.

Davacıya karşı rencide edici ve aşağılayıcı tavırda bulunulduğu, mola saatlerinin takip edildiği, davalı tanıklarınca da davacının yıllık izindeyken çalıştığının ve toplantıda söylenenlerin doğrulandığı belirtildi. Küçülme gerekçesi fesih nedeni olarak gösterilse de davacıdan başka aynı gerekçeyle işten çıkarılan olmadığı da sabit bulundu. Tüm bu süreçten davacının sağlığının olumsuz etkilendiğine dair doktor raporlarının sunulması birlikte değerlendirildiğinde, davacının uzun süren rencide edilmesi, dışlanması, yalnızlaştırılması ve şikayetlerine uzun süre geri dönüş yapılmayıp üzerine bir de iş sözleşmesi feshedilerek cezalandırılması şeklinde neticeye varan psikolojik taciz eylemleri ispat edilmiş sayıldı.

Mahkeme, davacının manevi tazminata hak kazandığını kabul ederken maddi tazminat ve ayrımcılık tazminatı şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verdi. Davalı banka kararı istinafa taşıdı. Bölge Adliye Mahkemesi, İş Mahkemesi'nin vakıa ve hukuki değerlendirmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine hükmetti. Davalı kararı temyiz edince devreye Yargıtay 9. Hukuk Dairesi girdi ve Daire oy birliğiyle kararı onadı.

Haberin editörü

mevzurize

Tüm haberleri

Son Haberler