23 Ekim 2026, Cuma

Mevzurize

Canlı Piyasa Güncelleme
Gündem

Bilim dünyasında çığır açan araştırma: Ergenlerde depresyon ve kaygı çocukluktaki beyin yapısından tahmin edilebilir

Erken ergenlik döneminde beynin gelişim hızı, çocuklarda depresyon ve kaygı gibi ruh sağlığı sorunlarının ortaya çıkma riskini yıllar öncesinden ortaya koyabiliyor.

Bilim dünyasında çığır açan araştırma: Ergenlerde depresyon ve kaygı çocukluktaki beyin yapısından tahmin edilebilir

ABD’de yürütülen ve 12 bine yakın çocuğun takip edildiği kapsamlı araştırmada elde edilen veriler, psikiyatrik rahatsızlıkların sanılanın aksine tek bir beyin bölgesindeki hatadan değil, beynin olgunlaşma takvimindeki aksamalardan kaynaklanabileceğini gösterdi.

Araştırmacılar altı yıl süresince gerçekleştirdikleri yaklaşık 30 bin beyin taramasını inceleyerek beynin dış katmanı olan serebral korteksin büyüme sürecindeki incelme seyrini haritalandırdı. Çocukluktan ergenliğe geçişte beynin işlevsel verimliliğini artırmak için gerçekleşen nöronal budanma sürecinin, beynin farklı bölgelerinde bir dalga halinde ilerlediği tespit edildi.

Buna göre, görme gibi temel duyusal işlevleri üstlenen arka bölgelerdeki olgunlaşma süreci 13 yaş civarında yavaşlarken; planlama, odaklanma ve duygu denetiminden sorumlu ön bölgelerin olgunlaşması 16 yaşına kadar devam ediyor. İncelemelerde korteks incelmesinin kız çocuklarında erkek çocuklarına kıyasla daha hızlı seyrettiği gözlemlendi.

Elde edilen bulgular, beynin gelişim hızı ile psikiyatrik semptomlar arasında doğrudan bir bağ bulunduğunu kanıtlıyor. Yaklaşık 9 yaşında beynin duyusal alanlarında beklenenden daha kalın bir korteks yapısına sahip çocukların, 13 yaşına geldiklerinde depresyon ve anksiyete belirtileri gösterme olasılığının daha yüksek olduğu saptandı.

Benzer bir durum 11 yaşında mantıksal düşünme ve karar alma mekanizmalarını yöneten prefrontal kortekste de görüldü. Uzmanlar, beyin dokusunun zamanında incelmeyip kalın kalmasının hücresel esnekliği geciktirebileceğini ve çocuğun çevresel stres faktörlerine uyum sağlamasını zorlaştırabileceğini ifade ediyor.

Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri ise beyin haritasının genetik atlaslarla karşılaştırılmasıyla ortaya çıktı. Ruh sağlığı semptomlarıyla doğrudan ilişkili çıkan beyin bölgelerinin, doğum öncesinde anne karnında aktif olan gen ağlarıyla örtüştüğü belirlendi. Bu durum, ergenlik döneminde yaşanabilecek psikiyatrik rahatsızlıkların temellerinin henüz doğum gerçekleşmeden atılabileceğine işaret ediyor.

Uzmanlar, araştırma sonuçlarının büyük kitle verilerine dayandığını ve henüz tek bir bireyin gelecekteki ruh sağlığını klinik ortamda kesin olarak öngörmek için yeterli olmadığını belirtse de, psikiyatride teşhis ve erken müdahale yaklaşımlarının gelecekte tamamen değişebileceğini vurguluyor.