8 Kasım 2026, Pazar

Mevzurize

Son Dakika
Canlı Piyasa Güncelleme
Gündem

Diyabetik ayak yarası 2 parmağını aldı, uzmanlardan ‘ihmal etmeyin’ uyarısı

İstanbul'un Beylikdüzü ilçesinde yaşayan 72 yaşındaki Atilla Ergüleç, diyabetik ayak yarası nedeniyle önce bir, ardından sağ ayağında 2 parmağını kaybetti. Uzun yıllardır diyabetle mücadele eden 3 çocuk babası Ergüleç'in tedavi süreci Bahçelievler Devlet Hastanesi'nde sürdü. Uzmanlar, diyabette küçük bir yaranın bile 1 günde tüm ayağı sarabileceği uyarısında bulundu.

Diyabetik ayak yarası 2 parmağını aldı, uzmanlardan 'ihmal etmeyin' uyarısı

Diyabet, insülin hormonunun yeterli miktarda üretilememesi ya da üretilen insülinin etkili biçimde kullanılamaması sonucu ortaya çıkan kronik bir hastalık olarak Türkiye'de ve dünyada çok sayıda kişiyi etkiliyor. Uzmanlar bu hastalığa karşı uyarıyor. Sık idrara çıkma, aşırı susama, ağız kuruluğu, sürekli açlık hissi, hızlı kilo verme, halsizlik, yorgunluk ve enerji düşüklüğü gibi belirtilerle kendini gösterebilen diyabetle İstanbul'un Beylikdüzü ilçesinde yaşayan 3 çocuk babası 72 yaşındaki Atilla Ergüleç uzun yıllardır mücadele ediyor. Ergüleç'in sol ayağının başparmağı, 2017 yılında diyabetik yara nedeniyle ampüte edildi.

Bahçelievler Devlet Hastanesi'ne 2025 yılı temmuz ayında gelen hasta, ayak parmaklarındaki renk değişimi ve lekelenmeler nedeniyle başvurmuştu. Detaylı incelemeler sonucunda diyabetik ayak yarası ve damar tıkanıklığı belirlenince vakit kaybedilmeden harekete geçildi. Kardiyolog Doç. Dr. Serhat Çalışkan ile Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü'nden Doç. Dr. Mehmet Atay'ın takibinde tedavisi sürdürülen hastanın sağ ayağında bu süreçte 2 parmak ampüte edildi.

Uzmanlar, diyabetin ihmale gelmeyeceğini vurgulayarak geç başvurularda uzuv kayıplarının daha ciddi noktalarda olabileceği uyarısında bulundu; tedavi sürecine ilişkin bilgi verdi. Sağlık çalışanlarının büyük bir titizlik gösterdiğini belirten Ergüleç, duyduğu memnuniyeti CİMER(Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi)'e yazarak dile getirdiğini aktardı.

Kontrolleri süren Ergüleç, yaklaşık 50 yıldır şeker hastası olduğunu belirterek müracaatının 2025'in temmuz ayında olduğunu söyledi. Aldığı hizmete şükranlarını belirtmek için CİMER'e, Sağlık Bakanlığı'na, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü'ne ve özellikle Bahçelievler Devlet Hastanesi'ne müracaat ederek Doç. Dr. Mehmet Atay'a, Doç. Dr. Serhat Çalışkan'a, hemşirelere ve hizmetli gruplarına teşekkürlerini ilettiğini aktaran Ergüleç, 2017'de sol ayak başparmağının ampüte edildiğini hatırlattı. Hastalara tedavilerini eksiksiz yaptırmalarını söylediğini dile getiren Ergüleç, "Mehmet Hocam, en son raddeye kadar beni tedavi etmek için çok uğraş verdi" dedi.

Doç. Dr. Mehmet Atay, Ergüleç'in geçen sene kendilerine diyabetik ayak yarasıyla geldiğini belirterek hastanın diyabeti ve hipertansiyonu olduğunu söyledi. Ayağında 2 parmakta ciddi yara geliştiğini anlatan Atay, damarı açtıklarını, 4 ve 5'inci parmağı ampüte ettiklerini ve yaraları temizlediklerini kaydetti. Yaklaşık 5-6 aylık bir süreçten sonra hastanın yarasını iyileştirdiklerini ifade eden Atay, tekrar bir yara gelişmediğini, şu an şekerin kontrol altında tutulduğunu ve hastanın takip edildiğini belirtti.

Hastaların tedavilerini yaptıklarını ancak eve gönderdiklerinde tekrar aynı yarayla gelebileceklerini, bu yüzden hastanın evde ne yapması gerektiğini bildirdiklerini dile getiren Atay, multidisipliner bir yaklaşım izlediklerini söyledi. Bu hastalarda her şeyin düzeldiğinin söylenemeyeceğini çünkü diyabetin sürekli bir süreç olduğunu vurgulayan Atay, her 4 hastadan 1'inde yaraya temas etme olasılığının çok yüksek olduğunu, amaçlarının ayak kesilmesini önlemek olduğunu kaydetti.

‘Diyabet asla ihmale gelmemesi gereken bir hastalık’ diyen Atay sözlerine şöyle devam etti: "Hastanın kendinin de çaba göstermesi gerekiyor sadece hekim ve ya hastanenin yapacağı bir işlem değil. Kişisel hijyenine dikkat edecek, ayak ıslak kalmayacak. Tamamen iyileşmiş yaralarda hastayı mutlaka 1 ve ya 3 aylık takiplere çağırıyoruz ki tedavisini düzenleyelim, şekerinde tekrar bir patlama olmasın. Yarası iyileşmemiş hastalarımızda yarasının durumuna göre haftada 1,2 veya 3 eğer yatırmıyorsak, damardan antibiyotik gerekmiyorsa yara bakım polikliniğimiz var. Özel eğitim almış yara bakım hemşirelerimiz ve biz takip ediyoruz. Palyatif birimlerimize yatırabiliyoruz ve yahut evde sağlık ekibimiz aracılığıyla evde sağlık hizmeti sunabiliyoruz. Diyabet hastasında küçük bir yara dahi olsa hastalarımızın önemsemesi, en yakın yara birimine başvurması gerekiyor çünkü o yara 1 günde tamamen ayağı sarabiliyor" şeklinde konuştu.

Yarası iyileşmemiş hastaları ise yaranın durumuna göre haftada 1, 2 veya 3 kez takip ettiklerini belirten Atay, yatış gerekmiyorsa ve damardan antibiyotik ihtiyacı yoksa özel eğitim almış yara bakım hemşirelerinin bulunduğu yara bakım polikliniğinde takip yaptıklarını söyledi. Palyatif birimlere yatış yapabildiklerini veya evde sağlık ekibi aracılığıyla evde sağlık hizmeti sunabildiklerini kaydeden Atay, diyabet hastasında küçük bir yara dahi olsa hastaların bunu önemsemesi ve en yakın yara birimine başvurması gerektiğini, çünkü o yaranın 1 günde tamamen ayağı sarabileceğini vurguladı.

Hastanın memnuniyetini birçok kuruma yazdığı notlarla dile getirmesine ilişkin konuşan Atay, teşekkürün kendilerine ulaştığını belirterek bu mesleğe girmekteki amaçlarının hastanın mutlu olduğunu ve fayda gördüğünü görmek olduğunu söyledi. Atay, Ergüleç'in CİMER'e, BİMER'e, Sağlık Müdürlüğü'ne ve birçok yere yazdığını, sırayla hepsinden teşekkürler geldiğini ifade ederek "Onun mutlu olması bizi onore etti" dedi.

Kardiyolog Doç. Dr. Serhat Çalışkan ise diyabetin dünyada çok sık görüldüğünü belirterek polikliniğe diyabetik ayak ülserli hastalarla karşılaştıklarında ilk önce ayak dopplerlerini planladıklarını söyledi. Böbrek değerleri uygunsa BT anjiyografiyle bacak görüntülemesi yaptıklarını anlatan Çalışkan, servise yatırdıklarında ilk amaçlarının bacağın yaralı yerine kan ve oksijeni gönderebilmek olduğu için anjiyografisini yaptıklarını kaydetti. Şeker, tansiyon regülasyonu ve özellikle kolesterol takiplerinin çok önemli olduğunu vurgulayan Çalışkan, bu risk faktörleri kontrol altına alınmadığı sürece takiplerde başarısız olabildiklerini, risk faktörlerini minimalize etmeye çalıştıklarını söyledi.

Hastaların evde şekerlerini takip etmek zorunda olduğunu belirten Çalışkan, mutlaka sigarayı bırakmaları gerektiğini, içmeye devam ederlerse takiplerine gelen hastaların damarlarının tekrardan tıkandığını ne yazık ki gördüklerini ifade etti. Diyabetik ve düzensiz şeker takibi olan hastaların düzenli olarak ayak kontrollerini yapmaları ve giydikleri ayakkabının rahat olması gerektiğini söyleyen Çalışkan, diyabetik hastaların damar tıkanıklığı dışında nöropatik şikayetleri de olduğu için ayak yaralarını ya da travmayı hissedemeyebileceklerini, bu nedenle düzenli olarak ayak bakımlarını ve kontrollerini yaptırmalarını istediklerini kaydetti. Çalışkan, Ergüleç'in de tedavisini başarılı şekilde sonuçlandırdıkları hastalardan biri olduğunu, hem kendisinin sağlıklı olmasından hem de teşekküründen mutlu olduklarını dile getirdi.

Kalabalık bir ekip olduklarını ifade eden hemşire Eda Çapar ise yatış yapıldıktan sonra ilk önce yara bakım hemşirelerinin hastaların yaralarını gördüğünü, bakımlara başladıklarını ve titiz bir çalışma yürüttüklerini anlattı. Yaşadıkları sıkıntılardan birinin hastane yemekleri dışında dışarıdan yemek getirilmesi olduğunu belirten Çapar, bunun kendileri için olumsuz bir süreç oluşturduğunu söyledi.

Haberin editörü

mevzurize

Tüm haberleri

Son Haberler