Dershanelerin oluşturduğu üniversiteye geçiş sistemi, Yükseköğretim Kurulu'nu ciddi anlamda şaşırttı. Bazı dershaneler, öğrencilerini üniversite adı altında kaydediyor, Türkiye’de hazırlık ve ilk yıl eğitimini tamamlatıyor ardından ise İngiltere'de diploma verme vaadiyle teşvik ediyor. YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, durumun bir vakıf üniversitesi rektörünün şikayetiyle ortaya çıktığını belirtti. Özvar, yeni düzenleme ile yasal eksikliklerin ortadan kaldırılacağını ve bu tür uygulamalara son verileceğini duyurdu.
Dershane ve Üniversite İlişkisi
Yükseköğretim Kurumları Sınavı sonuçları açıklanmadan önce YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, dikkat çekici bilgiler paylaştı. Hürriyet'ten Bülent Sarıoğlu'nun aktardığına göre, bazı dershaneler İngiltere'deki üniversitelerle ortaklık kurarak öğrenci kaydı yapma yoluna gidiyorlar. Bu sistem, Türkiye'deki eğitim sistemini sorgulatan bir durum olarak öne çıkıyor. Ünvan sahibi üniversiteler, öğrenci kabul ettiklerini beyan eden dershaneler üzerinden yapılan eğitim uygulamalarıyla dikkat çekiyor. Özvar, bu tür sistemlerin artık sona erdirileceğini vurguladı.
YÖK’ün Müdahale Planları
Özvar, TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nda milletvekillerine bu durumu aktararak, belirli İngiliz üniversitelerinin dershaneler vasıtasıyla öğrenci topladığını ifade etti. Bir dershane, İngiltere'deki bir üniversiteyle anlaşarak, öğrencilerin kayıt işlemlerini gerçekleştirip hazırlık sınıfı açmakta. Bunun yanında, ilk sınıf eğitimini de dershanede vermekle kalmıyor, ikinci sınıfın ortalarına kadar devam ediyor. Sonrasında ise öğrencilerine "İngiltere’ye geldiğin takdirde diploma alabilirsin, Türkiye'de bitirersen farklı bir diploma veririm" şeklinde teklifler sunuyor.
Yükseköğretim Kurulu'nun Önlemleri
YÖK Başkanı bu uygulamanın, sadece bir vakıf üniversitesi rektörünün şikayeti ile tespit edildiğini sözlerine ekledi. İngiltere'deki tanınmış üniversitelerin dershaneler aracılığıyla öğrenci kabul ettiğini belirterek, özellikle bu programlar çerçevesinde verilen diplomaların Türkiye'de geçerliliği olmadığını vurguladı. Özvar, İstanbul'da bir belediye otobüsünde bu tür uygulamaların reklamlarını gördüğünü belirterek, bazı dershanelerin doğrudan belirli üniversitelere öğrenci yönlendirmek için açık bir şekilde reklam yaptığını söyledi. YÖK, bu tür faaliyetlerle ilgili olarak yıllardır yasal prosedürleri devreye sokmayı sürdürdüğünü, savcılıklara suç duyurusunda bulunduğunu ve valiliklerle kapatma başvuruları yaptığını aktardı.
Denetim ve Şikayet Süreçleri
Yükseköğretim Kurulu'nun bu tür sorunları çözebilmesi için sürekli bir denetim mekanizmasının oluşturulmasının gerekli olduğuna dikkat çeken Özvar, tüm illerde söz konusu eğitim kurumları üzerindeki denetimlerin sürekli yapılmasının mümkün olmadığını ifade etti. Ancak kendilerine ulaşan şikayetler ışığında hareket ettiklerini ve bu veriler doğrultusunda harekete geçtiklerini belirtti. Özvar, sürekli ve etkin bir denetim sağlanamadığı için, örgütlenmiş bu tür dolandırıcılıkların artış göstermesi konusunda uyarılarda bulunarak, yeni kanun maddesi ile bu tür yasal boşlukların ortadan kaldırılacağına dair umut verici açıklamalarda bulundu.