Umut Can Fırtına İran ile ABD arasında sağlanan mutabakatın çökmesinin ardından Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimler artmaya başladı. Bu aşamada, bölgedeki sıcak çatışmaların yeniden alevlenmesiyle birlikte, ABD’nin askeri harekâtları ve İran’ın misillemeleri, Ortadoğu'yu yeniden savaş ortamına sokmuş durumda.
Hava Saldırıları ve Misillemeler
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’a yönelik gerçekleştirdiği altı gün süren hava saldırılarının sona erdiğini bildirirken, İran Devrim Muhafızları Ordusu, Körfez ülkeleri ve Suriye ile Irak'ta misilleme eylemlerinde bulunduklarını duyurdu. ABD ordusunun gerçekleştirdiği son hava bombardımanında, Tahran’a yakın bölgelerdeki füze, drone üsleri ve kıyılardaki radar sistemleri hedef alındı. Bu saldırılar, daha karmaşık olacak gelecekteki operasyonlara hazırlık kapsamında gerçekleştirilmişken, İran’ın saldırılara cevap vermesiyle birlikte bölgedeki gerilim tırmanışa geçti. İran Devrim Muhafızları, Suriye, Umman, Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD askeri tesislerine saldırılar düzenlediğini açıkladı.
Suriye'deki İlk Hedefler
İran Devrim Muhafızları, ABD'nin gerçekleştirdiği saldırılara cevap olarak Suriye'nin El Tanf bölgesindeki ABD Özel Operasyonlar Komutanlığı’na bağlı merkezlerin hedef alındığını bildirdi. Ayrıca Ürdün’deki ABD uçaklarının da hedef ipuçları arasında olduğu belirtiliyor. Kuveyt’te bir elektrik santrali de misilleme eylemleri sırasında vuruldu. İran, Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü sürdürdüğüne ilişkin olarak, ABD’nin halk arasındaki petrol ve doğal gaz ihracatına engel oluşturmaya devam edeceğinin sinyallerini verdi. Tahran yönetimi, bu tür saldırıların sürdüğü sürece boğazdan yapılan petrol ihracatına müsaade edilmeyeceği konusunda kararlı bir duruş sergiliyor.
Elektrik ve Altyapı Sorunları
ABD'nin düzenlediği hava saldırılarının etkileri, İran'ın güney kentlerinde görülen elektrik sorunlarıyla kendini gösterdi. Ülke içindeki elektrik kesintileri üzerine İran Sağlık Bakanlığı, ABD'nin Temmuz ayındaki hava saldırılarında 38 kişinin öldüğünü ve 400'den fazla yaralı olduğunu duyurdu. Ayrıca, İran'ın Süleymaniye kentinde muhalif bir grup olan İran Kürdistan Devrimci Emekçiler Topluluğu’nun (Komele) kampına yapılan füze saldırısında 8 kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi. Özellikle Hürmüzgan eyaletinde yapılan saldırılar sonucunda da iki köprü ve demir yolu bağlantı istasyonu hedef alındı.
İran'dan Stratejik Kararlar
İran, ABD'nin enerji altyapısına yönelik olası saldırılarına karşı Yemen'deki müttefiki Husilere büyük önem atfediyor. Reuters'e göre, İran, Husilere Kızıldeniz üzerinden gelen petrol sevkiyatlarını kapatması için talimatlar verdi. Bu noktada, Husilere yakın kaynaklar, bölgedeki füze ve insansız hava araçlarının hazırlıkları için gerekli önlemlerin alındığını ifade etti. İran'ın bu hareketlerinin göstergesi, bölgedeki askeri gerilimlerin artması ve devam eden çatışmaların daha karmaşık bir duruma dönüşme potansiyelidir. Bu durum, özellikle Amerikan askeri varlıkları için ciddi bir risk teşkil ediyor.
Hibrid Savaşın Sıcak Çatışma Evresi
Hürmüz Boğazı'ndaki süreç bu şartlar altında, İran ve ABD arasında bir hibrit savaşın başladığına dair açıklamalar doğurdu. Uzmanlara göre, bölgedeki mevcut durum, geçiş rotalarının kontrolü üzerinden patlak verdi ve bu çerçevede iki tarafın da askeri hareketliliği hızlanmış durumda. Askeri yeteneklerin tam olarak kullanılmaması, gerilimin devam etmesine neden olurken, birçok saldırı ve karşı saldırı durumu da gündeme geliyor. İran ise Hürmüz Boğazı’nı bir koz olarak kullanarak müzakerelerde bir avantaj elde etmek istiyor. Bu çerçevede her iki ülkenin de hızlı değişen dinamiklerin içerisinde birbiriyle çelişen stratejiler geliştirdiği gözlemleniyor.
Körfez Ülkeleri ve Gelecek Kaygıları
Körfez ülkeleri, bu savaş silsilesinden ciddi prestij kayıpları yaşayarak etkilenmiş durumda. Birbirine tahakküm eden güç dengesizliği ve uluslararası ilişkilerdeki belirsizlikler, bu ülkelerin sosyo-ekonomik istikrarını tehdit ediyor. Birçok Körfez ülkesi, kendi savunma sanayilerini yeterince geliştiremiyor ve bu yüzden ABD’ye olan bağımlılıkları artıyor. Gelecek günlerde bölgede güvenlik mekanizmalarının inşasına yönelik tartışmaların yeniden gündeme geleceği öngörülüyor. Ancak bu güvenlik mekanizmaları, İran ile sağlanacak bir barış anlaşması olmadan gerçekleştirilmesi zor görünüyor, zira bu tür bir çatışmanın dondurulmuş bir hal alması en yüksek ihtimal olarak öne çıkıyor.