İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen TRT World Forum'un ikinci gününde "Bağlantısallığın Yeni Jeopolitiği: Deniz Yolları, Darboğazlar ve Koridorlar" başlıklı oturumda konuşan Fidan, uluslararası ticaret ve enerji güvenliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Deniz yolları ve enerji hatlarında yaşanan güvenlik sorunlarının küresel ekonomiyi doğrudan etkilediğini söyleyen Bakan Fidan, stratejik geçiş noktalarındaki gerilimlerin enerji ve gıda güvenliği açısından ciddi riskler oluşturduğunu vurguladı.
Küresel sorunların tartışıldığı oturumlarla İstanbul Kongre Merkezi'nde süren TRT World Forum, 2017'den bu yana dünyanın önde gelen isimlerini bir araya getiriyor. Akademisyenler, gazeteciler, sporcular, sanatçılar, siyasetçiler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri forumda buluşarak dünyanın öne çıkan meselelerini ele alıyor; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da etkinliğe katılıyor.
Orta Doğu'daki çatışmaların sonuçlarının bölgeyle sınırlı kalmadığını belirten Fidan, Babül Mendeb ve Hürmüz boğazlarındaki gelişmelerin uluslararası ticareti ve enerji akışını etkilediğini ifade etti. Deniz taşımacılığında yaşanan aksaklıkların malların serbest dolaşımını zorlaştırdığını kaydeden Bakan Fidan, bu durumun özellikle kırılgan ülkelerde gıda güvenliğine yönelik tehditleri artırdığını söyledi. Ticaret güzergahlarının güvenliğinin küresel ekonomik istikrar açısından hayati önem taşıdığını dile getiren Fidan, bölgedeki gerilimin daha fazla tırmanmasının önlenmesi gerektiğini vurguladı.
İsrail'in politikalarını da eleştiren Fidan, saldırıların komşu ülkelere yayıldığını belirterek İsrail'in Filistin'de soykırımı sürdürdüğünü söyledi. Dünya ekonomisi açısından kritik öneme sahip bu coğrafyada güvenliğin sağlanmasının zorunlu olduğunu ifade eden Bakan Fidan, küresel bağlantılar güçlenirken enerji ve ulaşım ağlarının hala sınırlı sayıdaki dar geçiş noktasından geçtiğine dikkat çekti. Bu bağımlılığın ülkeler açısından güvenlik sorunları oluşturabildiğini belirten Fidan, Karadeniz'deki gelişmeleri örnek göstererek "Bir deniz koridoru savaş alanı olabilir, bir boru hattı bir baskı unsuru olabilir" dedi.
Tek bir güzergâhta ortaya çıkan sorunun binlerce kilometre uzaktaki ülkelerin ekonomilerini etkileyebildiğini ifade eden Fidan, bağlantısallığın bu nedenle başlı başına stratejik bir meseleye dönüştüğünü kaydetti. "Bunun olmasına müsaade etmemeliyiz" diyen Bakan Fidan, ülkelerin ham madde kaynaklarına ve pazarlara erişimlerini korumaya çalıştığını, bu erişimin tehdit altında kalmasının ise güvensizliği ve rekabeti derinleştirdiğini belirterek uluslararası ticaret ve enerji güzergâhlarının güvenliğinin korunması gerektiğini vurguladı.
Bakan Fidan, Kasım 2026'da ABD'deki G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı sonrası Karadeniz, Basra Körfezi ve Kızıldeniz'de tedarik zincirlerini tıkayan krizlerin masaya yatırıldığını ifade etmişti. Ekim 2026'da ise Rusya-Ukrayna Savaşı ile Hürmüz Boğazı ve Babülmendep girişinden kaynaklı enerji problemlerini değerlendiren Fidan, "Bizim amacımız her yerde olduğu gibi Akdeniz'de de istikrarı, barışı, huzuru, mutluluğu getirmek" demişti.
İlgili haberler: İİT dönem başkanlığı Türkiye'den Irak'a geçti · Fidan: Rusya ve Ukrayna anlaşmaya varmak zorunda · Dışişleri Bakanı Fidan: "Bizim amacımız her yerde olduğu gibi Akdeniz’de de istikrarı, barışı, huzuru, mutluluğu getirmek"











