Haber En Son Olay Haber
Rize
Kapalı
weather
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
MevzuRize Genel Dünya Kupası’nın iki farklı hikâyesi finalde buluşuyor: İspanya ve Arjantin’in uzun yolculuğu

Dünya Kupası’nın iki farklı hikâyesi finalde buluşuyor: İspanya ve Arjantin’in uzun yolculuğu

Dünya Kupası’nın iki farklı hikâyesi finalde buluşuyor: İspanya ve Arjantin’in uzun yolculuğu

KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 7 dk

Futbol dünyasının gözü, 2026 Dünya Kupası’nın son maçına çevrildi.

New York New Jersey Stadyumu’nda oynanacak finalde İspanya ile son dünya şampiyonu Arjantin karşı karşıya gelecek.

Bir tarafta Dünya Kupası tarihinin en köklü ülkelerinden, kupayı üç kez kaldıran ve üst üste ikinci şampiyonluğu hedefleyen Arjantin diğer tarafta yıllarca büyük beklentilerle katıldığı turnuvalardan hayal kırıklığıyla ayrıldıktan sonra 2010’da tarih yazan ve şimdi ikinci yıldızının peşinde olan İspanya bulunuyor. İspanya, tarihindeki ikinci Dünya Kupası finaline çıkarken Arjantin ise 1930, 1978, 1986, 1990, 2014 ve 2022’nin ardından yedinci kez kupanın son maçında sahne alacak.

Arjantin finali kazanması halinde dördüncü, İspanya ise ikinci dünya şampiyonluğuna ulaşacak. İSPANYA: UZUN BEKLEYİŞTEN DÜNYA ŞAMPİYONLUĞUNA İspanya'nın Dünya Kupası serüveni 1934 yılında başladı. İtalya'da düzenlenen turnuvaya ilk kez katılan İspanyollar, çeyrek finalde ev sahibi İtalya'ya iki maç sonunda elendi.

Dönemin formatı nedeniyle ilk karşılaşmanın berabere bitmesinin ardından oynanan tekrar maçını İtalya 1-0 kazandı. İspanya'nın uzun yıllar boyunca Dünya Kupası'ndaki en büyük başarısı ise 1950'de geldi. Brezilya'daki turnuvada İngiltere'yi Telmo Zarra'nın unutulmaz golüyle mağlup eden İspanya, dört takımlı final grubuna kalmayı başardı.

Turnuvayı dördüncü sırada tamamlayan İspanyolların bu derecesi, tam 60 yıl boyunca ülkenin Dünya Kupası tarihindeki en iyi sonucu olarak kaldı. 1982'DE EV SAHİBİYDİ AMA...

Sonraki yıllar ise İspanya için büyük ölçüde beklenti ve hayal kırıklığının iç içe geçtiği bir dönem oldu.

Avrupa futbolunun önemli oyuncu havuzlarından birine sahip olmasına rağmen İspanyollar, Dünya Kupası'nda uzun süre gerçek bir şampiyonluk adayı kimliği oluşturamadı. 1982 Dünya Kupası'na ev sahipliği yapan İspanya, kendi seyircisi önünde de beklenen başarıya ulaşamadı ve ikinci grup aşamasında turnuvaya veda etti. 1986'da çeyrek finale kadar çıkan İspanyollar, Belçika'ya penaltılarla elendi. 1994'te yine çeyrek finalde İtalya'ya takılan İspanya, 2002'de ise Güney Kore karşısında tartışmalı hakem kararlarının damga vurduğu çeyrek finali penaltılar sonucunda kaybetti. 1998'de grup aşamasında elenmek, 2006'da ise son 16 turunda Fransa'ya yenilmek, artık İspanyol futbolunun üzerine yapışan "büyük turnuva başarısızlığı" algısını daha da güçlendirdi. Ancak 2008 Avrupa Şampiyonası ile başlayan dönem her şeyi değiştirdi. 2010: İSPANYA'NIN MAKÛS TALİHİNİ DEĞİŞTİREN TURNUVA Vicente del Bosque yönetimindeki İspanya, Güney Afrika'daki 2010 Dünya Kupası'na Avrupa şampiyonu olarak gitti.

Turnuvaya ise büyük bir şokla başladı ve ilk maçında İsviçre'ye 1-0 mağlup oldu.

Bu yenilgi, İspanya'nın turnuvadaki tek mağlubiyeti olacaktı.

Xavi, Andres Iniesta, Sergio Busquets, Xabi Alonso, David Villa, Iker Casillas, Carles Puyol ve Sergio Ramos gibi isimlerden oluşan jenerasyon, topa sahip olmayı merkeze alan oyunuyla önce gruptan çıktı.

Ardından Portekiz'i, Paraguay'ı ve Almanya'yı art arda 1-0 mağlup ederek finale yükseldi.

Johannesburg'daki finalde Hollanda ile karşılaşan İspanya, normal süresi golsüz sona eren maçın uzatma bölümünde Andres Iniesta'nın 116. dakikadaki golüyle tarihinin ilk Dünya Kupası şampiyonluğunu kazandı.

Böylece 1950'deki dördüncülükten 60 yıl sonra ülke futbolunun en büyük başarısı geldi.

Ancak şampiyonluğun ardından Dünya Kupası sahnesi İspanya için yeniden sancılı bir döneme dönüştü.

Son şampiyon olarak gittiği 2014 Dünya Kupası'nda Hollanda karşısında alınan 5-1'lik ağır yenilgiyle başlayan turnuva grup aşamasında sona erdi. İspanyollar 2018'de ev sahibi Rusya'ya, 2022'de ise Fas'a penaltılar sonucunda son 16 turunda elendi.

Böylece 2010'daki şampiyonluk ile 2026 arasındaki üç Dünya Kupası'nda İspanya bir kez bile çeyrek finale kalamadı. 2026 ise bu tabloyu tamamen değiştirdi.

Dünya Kupası'na katılan ve turnuvada üst üste 13. kez yer alan İspanya, 2010'dan tam 16 yıl sonra yeniden finale yükselerek ülke tarihinin ikinci dünya şampiyonluğu için sahaya çıkma hakkı kazandı.

ARJANTİN'İN HİKÂYESİ İLK DÜNYA KUPASI'YLA BAŞLADI Arjantin'in Dünya Kupası tarihindeki yeri ise çok daha eskiye dayanıyor.

Güney Amerika temsilcisi, 1930 yılında Uruguay'da düzenlenen tarihin ilk Dünya Kupası'nda finale yükseldi.

Montevideo'daki finalde ev sahibi Uruguay'a 4-2 mağlup olan Arjantin, henüz ilk turnuvada kupanın bir adım uzağına kadar geldi.

Ancak ilk şampiyonluk için 48 yıl beklemek zorunda kaldı.

Arjantin'in ev sahipliği yaptığı 1978 Dünya Kupası, ülke futbol tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri oldu.

Mario Kempes'in altı golle gol kralı olduğu turnuvada Arjantin, Buenos Aires'teki finalde Hollanda'yı uzatmaların ardından 3-1 mağlup ederek ilk kez dünya şampiyonu oldu.

Sekiz yıl sonra ise Arjantin futbolunun belki de en unutulmaz Dünya Kupası geldi.

MARADONA'NIN DÜNYA KUPASI Meksika'daki 1986 Dünya Kupası, Diego Armando Maradona'nın turnuvası olarak tarihe geçti.

Arjantin kaptanı özellikle İngiltere ile oynanan çeyrek finalde futbol tarihinin en çok konuşulan iki golüne imza attı. Önce "Tanrı'nın Eli" olarak anılacak golü atan Maradona, ardından kendi yarı sahasından başlayan ve çok sayıda rakibini geçerek tamamladığı unutulmaz golle takımını yarı finale taşıdı.

Belçika karşısında da iki gol atan Maradona'nın önderliğindeki Arjantin, finalde Batı Almanya'yı 3-2 mağlup ederek ikinci Dünya Kupası'nı kazandı.

Arjantin dört yıl sonra, 1990'da yeniden finale çıktı.

Ancak bu kez Batı Almanya karşısında Andreas Brehme'nin penaltı golüyle 1-0 kaybetti.

Sonraki 24 yıl boyunca Dünya Kupası'nda final göremeyen Güney Amerika temsilcisi, Lionel Messi'nin sahneye çıktığı dönemde yeniden kupanın en güçlü adaylarından biri haline geldi.

MESSİ DÖNEMİ: HAYAL KIRIKLIĞINDAN ZİRVEYE Messi'nin ilk Dünya Kupası olan 2006'da Arjantin çeyrek finalde Almanya'ya penaltılarla elendi. 2010'da yine Almanya karşısında, bu kez 4-0'lık ağır bir yenilgiyle turnuvaya veda etti. 2014 Dünya Kupası ise Messi'yi kupaya hiç olmadığı kadar yaklaştırdı.

Brezilya'daki turnuvada finale kadar yükselen Arjantin, Maracana'da Almanya ile karşı karşıya geldi.

Normal süresi golsüz tamamlanan maçta Mario Götze'nin uzatmalardaki golü Arjantin'in şampiyonluk umutlarını yıktı. 2018'de Fransa karşısında son 16 turunda gelen elenmenin ardından ise Messi ve Arjantin için kader 2022'de değişti.

Katar Dünya Kupası'na Suudi Arabistan karşısındaki sürpriz yenilgiyle başlayan Arjantin, ardından büyük bir dönüş yaptı.

Finalde Fransa ile oynanan ve Dünya Kupası tarihinin en unutulmaz karşılaşmalarından birine dönüşen mücadele 120 dakika sonunda 3-3 sona erdi.

Penaltı atışlarını 4-2 kazanan Arjantin, 36 yıllık bekleyişin ardından üçüncü kez dünya şampiyonu oldu.

ARJANTİN ŞİMDİ TARİHİN PEŞİNDE 2026 Dünya Kupası'na son şampiyon unvanıyla gelen Arjantin, bir kez daha finale ulaşarak Dünya Kupası tarihindeki olağanüstü istikrarını sürdürdü. 1930'daki ilk turnuvadan bu yana 19 Dünya Kupası'nda yer alan Arjantin; 1978, 1986 ve 2022'de üç kez kupayı kazandı. 1930, 1990 ve 2014'te ikinci oldu. 2026 finali ise ülkenin tarihindeki yedinci Dünya Kupası finali olacak.

Arjantin aynı zamanda 2022'de kazandığı kupayı koruma fırsatına sahip.

Dünya Kupası tarihinde üst üste iki turnuvayı kazanan son ülke, 1958 ve 1962'de şampiyonluğa ulaşan Brezilya olmuştu.

Arjantin, İspanya'yı mağlup etmesi halinde 64 yıl sonra bunu başaran ilk ülke olacak. İspanya açısından ise hikâye farklı bir anlam taşıyor.

Dünya Kupası tarihi boyunca yalnızca iki kez son maça kadar gelebilen İspanyollar, 2010'dan sonra ikinci kez çıktıkları finali yine şampiyonlukla tamamlamaya çalışacak.

FUTBOL TARİHİNİN İKİ FARKLI YOLU AYNI FİNALDE Arjantin ile İspanya'nın Dünya Kupası geçmişleri, futbolun zirvesine ulaşmanın iki farklı hikâyesini anlatıyor.

Arjantin için Dünya Kupası, neredeyse ülkenin futbol kimliğiyle birlikte şekillenen bir gelenek. İlk turnuvada final oynayan, Kempes, Maradona ve Messi'nin önderliğinde üç farklı dönemde dünya şampiyonluğuna ulaşan Güney Amerika ülkesi, şimdi tarihine dördüncü yıldızı eklemek istiyor. İspanya için ise Dünya Kupası çok daha uzun bir bekleyişin ve kırılan bir psikolojik eşiğin hikâyesi.

Yıllarca "kazanamayan büyük takım" olarak görülen İspanyollar, 2010'da bu etiketi tarihe gömdü. Şimdi yeni bir jenerasyon, 16 yıl sonra ülkeyi yeniden futbol dünyasının zirvesine taşımaya hazırlanıyor.

Daha önce Dünya Kupası'nda hiç karşılaşmayan iki ülkenin 2026 finali, aynı zamanda yeni bir tarih yazacak.

Kupayı Arjantin kaldırırsa Güney Amerika temsilcisi dördüncü yıldızına ulaşacak ve 64 yıl sonra üst üste dünya şampiyonu olan ilk takım olacak. İspanya kazanırsa ise katıldığı iki Dünya Kupası finalini de şampiyonlukla tamamlamış olacak.

Bir tarafta 1930'dan bugüne uzanan yedi finallik bir gelenek, diğer tarafta 2010'da başlayan ve 2026'da ikinci büyük zirvesini arayan bir hikâye...

Dünya Kupası'nın iki farklı yolu, bu kez aynı kupaya çıkıyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *