Rize Çay Sanayicileri Derneği Başkanı Hasan Uzun, 2026 yılı için açıklanan 35 TL’lik yaş çay taban fiyatının üretici ve sanayiciyi zor durumda bıraktığını söyledi. Uzun, destekleme primi çağrısı yaparken ithalat politikalarının yerli üretimi tehdit ettiğini savundu.
Rize’de 2026 yılı yaş çay taban fiyatı üzerinden başlayan tartışmalar sürerken, Rize Çay Sanayicileri Derneği Başkanı Hasan Uzun’dan dikkat çeken açıklamalar geldi. Açıklanan 35 TL’lik yaş çay fiyatının bölge ekonomisinin gerçekleriyle örtüşmediğini ifade eden Uzun, hem üreticinin hem de özel sektörün ciddi ekonomik baskı altında olduğunu söyledi.
Çayın Doğu Karadeniz için yalnızca bir tarım ürünü olmadığını belirten Uzun, sektörün bölgenin temel geçim kaynaklarından biri olduğunu vurguladı. Ekonomik sıkıntıların yıllardır göçü artırdığını ifade eden Uzun, Rize’nin beklenen nüfus artışını sağlayamadığını ve bunun temel nedenlerinden birinin çay sektöründeki gelir kaybı olduğunu dile getirdi.
“En Azından Destekleme Şart”
Yaş çay fiyatlarının her yıl tartışma konusu olmasının doğru olmadığını belirten Hasan Uzun, fiyat belirlenirken temel tüketim ürünlerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi. “En az iki ekmek alınabilecek bir fiyat olmalı” ifadelerini kullanan Uzun, açıklanan 35 TL’lik fiyatın üreticiyi tatmin etmediğini kaydetti.
Fiyatın 50 TL seviyesine çıkarılması yönündeki talepleri gerçekçi bulmadığını belirten Uzun, buna rağmen üreticinin desteklenmesinin zorunlu hale geldiğini söyledi. Uzun, yaş çay üreticisine en az 3 TL destekleme primi verilmesi gerektiğini belirterek, bu konuda sivil toplum kuruluşlarıyla kamuoyunun ortak hareket etmesi çağrısında bulundu.
İthalat Politikalarına Tepki
Çay sektöründeki ithalat uygulamalarını da eleştiren Uzun, 2020 yılında ithal çayda uygulanan fon oranlarının düşürülmesinin yerli üretimi olumsuz etkilediğini savundu. Döviz kurunun baskılanması ve düşük vergi oranları nedeniyle ithal çayın iç piyasada daha rekabetçi hale geldiğini ifade eden Uzun, bu durumun Türk çayını tehdit ettiğini söyledi.
Uzun, “Bu şekilde devam ederse Türk çayına ihtiyaç kalmayacak noktaya geliriz” diyerek mevcut politikaların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.
“Özel Sektör İflas Riskiyle Karşı Karşıya”
ÇAYKUR’un yüksek miktarda yaş çay alımı gerçekleştirmesine rağmen işleme kapasitesinde zorlandığını öne süren Uzun, bunun kaliteyi olumsuz etkilediğini savundu.
Özel sektörün ise daha ağır bir tabloyla karşı karşıya olduğunu belirten Uzun, geçen yıl uygulanan fiyat politikaları nedeniyle birçok fabrikanın bankalara borçlandığını söyledi. Sektörün yaklaşık yarısının iflas riskiyle karşı karşıya olduğunu dile getiren Uzun, çay sanayisindeki daralmanın her geçen yıl daha belirgin hale geldiğini ifade etti.
1990’lı yıllarda 300’ün üzerinde olan çay fabrikası sayısının bugün yaklaşık 170 seviyelerine gerilediğini belirten Uzun, “Emekle kurulan fabrikalar atıl hale geldi. Bu sistem sürdürülebilir değil” dedi.
“Bu Sorun Tüm Bölgenin Meselesi”
Açıklamasının sonunda kamuoyuna çağrıda bulunan Hasan Uzun, çay sektöründe yaşanan sorunların yalnızca üretici ya da sanayiciyi ilgilendirmediğini ifade etti. Uzun, sivil toplum kuruluşlarından siyasilere kadar herkesin çay sektörüne sahip çıkması gerektiğini belirterek, çay politikalarının yeniden ele alınmasının artık kaçınılmaz hale geldiğini söyledi.