Türkiye'de ilkbahar döneminde etkili olan yağışlar, barajlardaki su seviyelerini olumlu yönde etkileyerek hidroelektrik santrallerin üretim kapasitesini artırdı. Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız, Nisan ayı itibarıyla hidroelektrik kaynaklardan elde edilen elektriğin ülke genelindeki toplam elektrik üretimindeki payının belirgin bir şekilde yükseldiğini ifade etti. Yıldız, "Nisan ayında meydana gelen yağışlar, hidroelektrik üretiminde önemli bir artış sağladı. Baraj ve nehir tipi hidroelektrik santraller, toplam elektrik üretiminin yüzde 42,1'ini karşılamaktadır" dedi.
Nisan Ayının Etkileri
Dursun Yıldız, Nisan ayındaki verileri paylaşırken, nehir tipi hidroelektrik santrallerinin toplam elektrik üretimindeki oranının yüzde 10,5 olduğunu dile getirdi. Baraj tipi santrallerin katkısı ise yüzde 31,6 olarak belirlendi. İki ana santral türünün toplamda sağladığı katkı oranı, dikkat çekici şekilde yüzde 42,1'i buldu. Yıldız, bu verilerin önceki dönemlerle kıyaslandığında önemli bir artış gösterdiğini ve bu durumun sağlanan su kaynaklarının etkin bir şekilde kullanıldığını ortaya koyduğunu belirtti.
Kapasite Kullanım Oranı Yükseldi
Hidroelektrik santrallerinin kapasite kullanım oranı Nisan ayı itibarıyla artarak, son beş yılın ortalaması olan yüzde 38 seviyesinden yüzde 50'ye ulaştı. Dursun Yıldız, bu artışın barajlarda depolanan su miktarının yükseldiğini ve dolayısıyla santrallerin daha fazla elektrik üretebilme yeteneğini ifade etti. Yıldız, bu durumun aynı zamanda su kaynaklarının daha verimli kullanılmasını sağladığını ve elektrikte sürdürülebilir bir artışın kapılarını araladığını belirtti.
Mayıs İçin Umut Verici Beklentiler
Nisan ayında görülen hidroelektrik üretimindeki artışın, Mayıs ayında da devam etmesi bekleniyor. Dursun Yıldız, mevcut su seviyeleri ve üretim analizleri doğrultusunda hidroelektrik santrallerin gelecek ayda da yüksek bir üretim gücüne sahip olacağını vurguladı. Yıldız, "Mayıs 2026'da toplam elektrik üretiminin yaklaşık yarısının hidroelektrik santrallerden sağlanacağını öngörüyoruz" şeklinde konuştu. Bu beklentiler, Türkiye'nin enerji arz güvenliği açısından oldukça önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.