Sosyal Güvenlik Kurumu’un (SGK) 2025 yılına ait yayımlanan iş kazası ve meslek hastalığı yıllık raporu, işçi sağlığı ve güvenliği konusundaki ürkütücü gerçekleri bir kez daha gözler önüne serdi. İstatistikler, iş kazası geçiren sigortalı sayısının geçen yıla göre yüzde 4,5 oranında artarak 766 bin 625’e ulaştığını gösteriyor. Trajedi, iş kazalarında hayatını kaybeden emekçi sayısındaki yüzde 2,5'lik artışla birlikte bir kat daha derinleşiyor; bu sayı bin 944 olarak kaydedildi. Ek olarak, iş kazalarının neden olduğu iş gücü kaybının da önemli ölçüde yükseldiği görülüyor.
İş Kazalarının Etkileri
Statistiklerde dikkat çeken bir diğer veri, 168 bin 607 işçinin iş kazası nedeniyle en az beş gün iş göremez hale gelmesi. Bu durum, iş gücü kaybının sadece sayılardan ibaret olmadığını; işçilerin psikolojik ve fiziksel sağlıklarının da derinden etkilendiğini ortaya koyuyor. İş kazaları, sadece bireylerin hayatını değil, ailelerini, toplumları ve ekonomiyi de olumsuz yönde etkileyen yıkıcı olaylar. İş kazalarının önlenmesi için alınacak tedbirlerin acil olarak uygulanması gerekmekte, aksi takdirde bu trajik tablo daha da kötüleşebilir.
Meslek Hastalıkları ve Görmezden Gelinme Sorunu
Resmi kayıtlarda meslek hastalığı teşhisi konulan işçi sayısının yalnızca 916 olarak belirlendiği dikkat çekiyor. Meslek hastalıkları, çalışanların uzun vadede yaşadığı ciddi sağlık sorunlarıdır; ancak bu konuda yeterince duyarlılık gösterilmediği ortada. CHP Bursa Milletvekili ve Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Kayıhan Pala, meslek hastalığı tanısı koymanın giderek zorlaştığını belirterek, Sağlık Bakanlığı'nın bu durumdan sorumlu olduğunu vurguladı. Pala, bu tablonun gerçeği yansıtmadığını, meslek hastalığı tanısı koymanın tazminatla ilişkilendirildiğini ve işverenlerin korunmasının hastalıkların göz ardı edilmesine neden olduğunu ifade etti.
Meslek Hastalıklarının Görünmez Kalması
Meslek hastalıklarının görünmezliği yalnızca istatistiksel bir sorun değil. Tanı konulmayan her vakayla beraber, önlemlerin alınması da engelleniyor. Bu durum, iş yerlerinin güvenli hale getirilmesi konusunda büyük bir eksikliğe yol açmaktadır. Uzmanlar, meslek hastalıklarının görünür hale gelmesi için tanı sisteminin yeniden yapılandırılması gerektiğinin altını çiziyor. Aynı zamanda koruyucu politikaların güçlendirilmesi, işçilerin sağlığını koruma noktasında kritik bir adım olarak görünüyor.
Çocuk ve Yaşlı İşçilerin Durumu
TMMOB İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Çalışma Grubu Başkanı Bedri Tekin, SGK verilerinin çocuk ve yaşlı işçiler açısından oldukça kaygı verici olduğuna dikkat çekti. 2025 yılında iş kazası geçiren 20 bin 836 kişinin 18 yaşın altında, 7 bin 476'sının ise 65 yaş üstü olduğu belirtiliyor. İş kazalarında yaşamını yitiren 22 çocuğun ve 85 yaş üstü çalışanın durumu, Türkiye'deki iş güvenliği politikasının ne denli yetersiz olduğunu gözler önüne sermekte. Çocuk işçilerin riskleri çok daha fazla iken, iş kazalarının bu oranda artması büyük bir sorun teşkil ediyor.
Uluslararası Karşılaştırmalar
Türkiye'deki resmi verilerin Avrupa'daki standartlarla uyumsuz olduğu da açıkça görülüyor. Örneğin, Almanya'da her yıl 80 ila 100 bin şüpheli meslek hastalığı bildirimi yapılmakta ve bunların 20 ila 30 binine tanı konulmaktadır. Yaklaşık 5 bin işçi de her yıl meslek hastalığı nedeniyle emekli olmaktadır. Uzmanlar, Türkiye'deki meslek hastalığı istatistiklerinin ciddi biçimde alt seviyelerde kalmasından ülkenin iş sağlığı ve güvenliği politikalarının gözden geçirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Bu bağlamda, meslek hastalıklarının önlenmesi için daha etkili bir sistemin gerekliliğinin önemine vurgu yapılıyor.