İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve Ahbap Derneği adına toplanan bağışların kişisel hesaplara aktarıldığı, bu paralarla gayrimenkul alınarak yasadışı bahis oynandığı iddialarını içeren soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı.Soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra tutuklanan 22 kişiden biri olan ve hakkındaki suçlamaları kesin bir dille reddeden avukat Ece Güner, tutuklu bulunduğu cezaevinden bir mektup kaleme aldı.
Nefes'te yer alan habere göre; Haluk Levent’le nasıl tanıştığını uzun uzun kaleme alan Güner avukatları aracılığıyla kamuoyuna açıklama yaptı.
Güner’in mektubundan öne çıkanlar özetle şöyle:Nispeten varlıklı, saygın ve iyi insanlardan oluşan, iyi eğitimli bir aileye doğdum.
Fransa’da büyüdüm, 2000 Fransız öğrencisi olan sınıfımda Paris Sorbonne’u birincilikle bitirdim.
Fransızca ve İngilizceyi anadil seviyesinde, Almancayı iyi seviyede biliyorum.
Evet, başarılı bir hukukçu olarak biliniyorum, elbette belli bir zekaya sahibim.
Ne yazık ki, doğru tabirse eğer, “Sokak zekâm” yok!
Ailemde bu tür yanlış davranışlar hiç görmediğim için; karşılaştığımda anlamadım!Yaşadığım çifte ağır travmadan (kanser ameliyatları, tedavisi ve boşanmam) birkaç ay sonra yüzyılın depremleri yaşandı ve kalbim paramparça oldu.
Televizyonlarda ve sosyal medyada hep Haluk Levent’i görüyordum. Özverili çalışmalarından çok etkilenmiştim.
Ben de yüklü bir bağış yaptım.
Sonrasında (Sanırım 2023 Nisan-Mayıs başı gibi) Haluk Levent bana ulaştı ve mutlaka yüz yüze teşekkür etmek istediğini söyledi.Büroma elinde kocaman bir çiçek buketiyle geldi.
Bir akşam da evime geldi.
Annem, babam, erkek kardeşim ve oğluma gitarı ile evde bir moral konseri verdi.
O üzüntülü günlerimde bu bana büyük moral oldu.
Ofisime ilk geldiği günden itibaren çeşitli hikâyelerle borç istedi. “Ben Ahbap’ın en büyük bağışçısıyım.
Bugüne kadar Ahbap’a toplamda 9 milyon Dolar bağışladım.Şu şu projelerde geçici zorluk yaşıyoruz” dedi. 3 milyon Dolar istedi; “Böyle bir param yok”dedim. Çok vicdan yaptı bana, onlarca iyilik hikâyelerini anlattı.
Hastanede yattım 2023 yazı: Acıbadem Maslak’ta 40 derece ateşle.
Sonunda 1 milyon Dolar vereceğimi ama bu parayla kendime bir ev almak istediğimi, sakın 1 ayı geçmemesi gerektiğini özellikle tembih ettim.Ben Haluk Levent’im.
Her yıl kamuoyu anketlerinde Türkiye’nin en güvenilir insanı seçiliyorum.
Tüm Türkiye bana güveniyor, nasıl güvenmezsiniz?
Bu bana ağır hakarettir” diyordu.Takip eden haftalarda aynı yöntemle verdiğim borcu 1 milyon 570 bin Dolar’a çıkarttı.
Tüm transferlerimi İş Bankası’ndaki yasal hesabımdan yaptım. Ödemeleri Haluk Levent’in verdiği üç kişinin IBAN’larına yaptım. Özetle; Haluk Levent’e borç verdim ve bir yıl boyunca ödemesini bekledim.
Her hafta ödememek için yeni bir hikâye anlatıyordu; sağlık sorunlarından bahsediyordu.
Ben de acıyıp süre veriyordum. 2024 yazında avukat dayım Togay Ülkü’ye açıldım.
Haluk Levent ile sert bir konuşma yaptı. “Borcumuzu ödemezseniz savcılığa gideceğiz” dedi.
Bunun üzerine borcunu ödedi.Haluk Levent’i telefonumdan engelledim ve bir daha görüşmedim.
Tam iki yıldır da hiçbir temasım yok.
Hiç Haluk Levent kadar iyi hikâye anlatan ve inandırıcı olan birine rastlamamıştım.
Büyük dolandırıcıların ortak özelliği sanırım en akıllı insanları bile inandırabilmeleri.
Ben bu işten bir kuruş kâr etmedim.
Tam tersine bir yıl stres yaşadım, tekrar antidepresan ilaçlara başlamak zorunda kaldım.
Sadece ve sadece o günler kahramanlaştırılmış, “iyilik meleği” Haluk Levent’e güvendim.
Masumum.