İktidara yakınlıkla bilinen Yeni Şafak gazetesi, hazırladığı “üniversite tercih rehberi” ekiyle Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) tercih sürecini adeta bir reklam panosuna dönüştürdü. Bu uygulama, eğitim alanında yaşanan sorunlar göz önünde bulundurulduğunda pek çok eleştiriye neden oldu.
Reklamlarla Dolu Bir Ekleme
Yeni Şafak'ın sayfalarında yer alan eki, dört föy haline getirerek toplam 176 sayfa yayımlanmasıyla dikkat çekti. Ekte, çeşitli vakıf ve devlet üniversitelerine ait tam sayfa ilanlar yer almakta. Bu durum, özellikle yüksek öğrenim seçimlerini yapacak milyonlarca öğrenciyi bilgilendirmekten çok, reklam amaçlı bir etkinlik olarak değerlendirildi. İlanlarda özellikle vakıf üniversiteleri "kesintisiz burs", "sabit ücret teşviki" ve "kampüs olanakları" gibi cazip başlıklarla öne çıkarılmakta. Öğrencilerin dikkatini çeken bu tür reklamlar, yüksek eğitim masrafları konusunda onları yanıltabilir.
Öğrencilerin Gerçek Sorunları Göz Ardı Edildi
Bununla birlikte, Türkiye'de eğitim alanında yaşanan belli başlı sorunlar ise bu ek içerisinde göz ardı edildi. Artan eğitim maliyetleri, barınma sorunları ve KYK yurtlarının yetersiz kapasitesi gibi temel meseleler görmezden gelindi. Aksine, yandaş medya üzerinden yapılan açıklamalarla iktidar yanlısı rektörler ve belediye başkanlarının görüşlerine yer verildi. Bu durum, eğitimin daha geniş kitlelere ulaşması gerektiği gerçeğini arka plana atarken, kamu bütçesinin ve özel üniversite sermayesinin kontrolsüz bir şekilde aktarılmasına olanak tanımış oldu.
Yükseköğretimde Piyasalaşma Tartışmaları
Üniversite tercih döneminin firmalar için bir kâr aracı haline gelmesi, yükseköğretimdeki piyasalaşma tartışmalarını tekrar gündeme getirdi. Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Pamukkale Üniversitesi gibi pek çok devlet üniversitesinin de yer aldığı bu ek, kamu kaynaklarının nasıl harcandığını ve reklam bütçelerinin dağıtımını sorgulanır hale getirdi. Kamu üniversiteleriyle birlikte vakıf üniversitelerinin de benzer reklam faaliyetlerine katılması, eğitimin özgün değerini ve kamu yararını olumsuz yönde etkilemektedir.
Kamu Yararının Unutulması
Bu tür uygulamalar, eğitim hakkının ticari bir meta haline gelmesi ile direkt olarak ilişkilidir. YKS tercih sürecinin reklamlarla dolması, kamu üniversitelerinin kaynaklarını yandaş medyaya aktarması, nitelikli, erişilebilir ve kamusal eğitimin öneminin göz ardı edilmesine yol açmıştır. Öğrencilerin yüksek kaliteli eğitim talebi, reklam kampanyalarının gölgesinde kalmış, bu durum eğitim sisteminde derinleşen eşitsizlikleri daha da belirgin hale getirmiştir. Tüm bu gelişmeler, eğitimin yalnızca bir kazanç kapısı haline getirilmesinin yaratacağı tahribatı gözler önüne sermektedir.