Ömer Asaf, 6 buçuk aylık ve bin 300 gram olarak dünyaya geldi. Böbreklerinin bulunmadığı belirlenince doğduğu gün diyaliz tedavisine başlandı. İlk böbrek nakli 16 aylıkken akrabası Hüseyin Bilgin'den canlı vericiden yapıldı ve nakledilen böbrekle yaklaşık 8 yıl yaşamını sürdürdü.
Annesi ve dedesi de farklı nedenlerle böbrek nakli olan Ömer Asaf, zaman içinde gelişen mesane sorunları ve idrar kaçağı nedeniyle çok sayıda ameliyat geçirdi. Nakledilen böbreğin işlevini yitirmesi üzerine yeniden diyaliz tedavisine başladı; son bir yılını evde hemodiyalizle geçirdi.
Uygun böbreğin bulunmasıyla ikinci nakil gerçekleştirildi. Oğlunun sağlığına kavuşmasının mutluluğunu yaşayan anne Emine Öztürk, organ bekleyen ailelerin duygularını anlatmanın çok zor olduğunu söyledi. Üç yıl boyunca sürekli bir telefon beklediklerini, geceleri telefonlarını yastıklarının altında tuttuklarını belirten Öztürk, "İnsanlar geceleri çocuklarının üzerini örtmek için uyanıyor. Biz ise nefeslerini dinlemek için uyanıyoruz" dedi.
Ömer Asaf'ın hastalığı nedeniyle yaşıtları gibi koşup oynayamadığını anlatan anne Öztürk, oğlunun en büyük hayalinin futbol oynamak olduğunu dile getirdi. Organ bağışında bulunan aileye minnettar olduklarını söyleyen Öztürk, "Bunu yapanlardan Allah razı olsun. Bu çok büyük bir şey. Organlarınız toprak altında çürümesin, başka hayatlara can olsun. Kimse başına gelmeden anlamayacak ama empati çok önemli" ifadelerini kullandı.
İkinci kez böbrek nakli olup sağlığına kavuşan Ömer Asaf da yapamadığı şeyleri gerçekleştirmek istediğini belirterek arkadaşıyla, kuzenleriyle futbol oynamak, parka gitmek ve eğlenmek istediğini söyledi. Organ bağışında bulunan aileye teşekkür eden Ömer Asaf, "Allah herkese nasip etsin" dedi. Hastanede görev yapan hemşireler, taraftarı olduğu Galatasaray kulübünün formasını ve bir futbol topunu küçük çocuğa hediye etti.
Türkiye'de böbrek nakli bekleyen yaklaşık 28 bin kişi bulunduğuna dikkat çeken Dr. Işık Özgü, Ömer Asaf'ın yaşadığı süreci anlattı. İlk böbreğin bir akrabadan alındığını, ancak nakledilen organın işlevini yitirdiğini belirten Dr. Özgü, beyin ölümü gerçekleşen bir kişinin ailesinin bağışıyla ikinci naklin yapılabildiğini söyledi. "Her şey yolunda gitti. Bu hafta hastamızı taburcu ettik. İnşallah bundan sonra da kontrollerine düzenli gelecek ve sağlıklı bir şekilde yaşamını sürdürecek" ifadelerini kullandı.
Organ bağışında son yıllarda umut verici bir artış yaşandığını belirten Dr. Özgü, pandemi öncesinde başlayan toparlanmanın pandemi döneminde ciddi düşüş yaşadığını, yeniden artış olduğunu aktardı. Hastanelerinde geçen yıl nakillerin yaklaşık yüzde 15'inin kadavra bağışından yapıldığını, bu yıl bu oranın yüzde 20'lere ulaştığını söyleyen Dr. Özgü, artışın ümit verici olduğunu ancak çok daha iyi seviyelere gelinmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye genelinde her gün 7-8 kişinin organ beklerken yaşamını yitirebildiğini belirten Dr. Özgü, toplumda organ bağışı bilincinin artırılması gerektiğini ifade etti. Ömer Asaf'ın Organ Bağışı Haftası'nda taburcu edilmesinin güzel bir tesadüf olduğunu söyledi.











