Yağışların artması, nemin yükselmesi ve havanın ılık gitmesi sonbaharda mantarlara doğada geniş yer açıyor. Kırsal kesimde yıllardır süren doğadan mantar toplama alışkanlığı da bu dönemde zehirlenme riskini büyütüyor. Acet, zehirli türlerin pek çoğunun yenilebilir mantarlara tıpatıp benzediğini, uzman olmayan birinin bunları ayırt etmesinin neredeyse imkânsız olduğunu belirterek doğadan toplanan mantarların yenmemesi gerektiğini vurguladı.
Zehirlenmenin ilk işaretleri çoğunlukla mide ve bağırsaktan geliyor. Acet, en sık bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishal görüldüğünü; bazı türlerin baş dönmesi, sersemlik, bilinç bulanıklığı ve halüsinasyonlara da yol açabildiğini anlattı. Belirtilerin çıkış süresine de dikkat çeken Acet, bazı ölümcül mantarlarda şikâyetlerin 6 ila 24 saat sonra başladığını, böbreklere zarar veren türlerde ise bunun birkaç gün, hatta birkaç haftayı bulabildiğini söyledi.
Uzun süre hiçbir şikâyet yaşanmaması kişinin güvende olduğu anlamına gelmiyor. Acet, bazı zehirlenmelerde ilk kusma ve ishal döneminin ardından hastanın 1 ila 2 gün kendini iyi hissettiği aldatıcı bir düzelme evresi yaşanabildiğini belirterek "Hasta ve yakınları bu dönemde tehlikenin geçtiğini sanır, oysa karaciğer hasarı sessizce ilerlemektedir" dedi. Bu nedenle ilk belirtilerin hafiflemesi ya da tümüyle kaybolması zehirlenmenin bittiği şeklinde okunmamalı.
Acet, söz konusu zehirlenmelerde hayat kaybının çoğunlukla akut karaciğer yetmezliği, buna eşlik eden böbrek yetmezliği ve kanama bozukluklarından kaynaklandığını kaydetti. Ağır tablolara yol açabilen mantar kaynaklı ölümlerde sorumlu tutulan türler öne çıkıyor. Acet'e göre bazı hastaların hayatta kalabilmesi için karaciğer nakline ihtiyaç duyulabiliyor.
Mantarların fotoğrafına bakarak yenilebilir olup olmadığına karar vermek de ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Acet, yakın zamanda sosyal medyada fotoğrafını gördüğü mantarı doğadan toplayıp tüketen bir vatandaşın böbreklerinde diyaliz tedavisi gerektirecek düzeyde hasar meydana geldiğini, hastanın takibinin sürdüğünü açıkladı. Yalnızca görüntüye ya da başkalarının tavsiyesine güvenerek mantar tüketilmemesi gerektiğini söyledi.
Zehirlenme şüphesinde belirtilerin ağırlaşmasını beklememek gerekiyor. Acet, vatandaşların vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'ni veya 114 Ulusal Zehir Danışma Merkezi'ni aramasını, en yakın sağlık kuruluşuna başvurmasını istedi. Tüketilen mantarın artığının, pişmiş hâlinin ya da kusmuk örneğinin sağlık kuruluşuna götürülmesinin mantar türünün belirlenmesine yardımcı olabileceğini belirten Acet, aynı yemekten yiyenlerin şikâyeti olmasa bile sağlık kuruluşuna başvurması gerektiğini kaydetti. Evde kusturmaya çalışmak, süt ve yoğurt tüketmek ya da bitkisel yöntemlerle tedavi aramak gibi uygulamalardan ise kesinlikle kaçınılması gerektiğini vurguladı.











