Larry Ellison’ın Serveti Neden Erdi?
Oracle hisseleri, Eylül 2025’teki zirve noktasından bu yana yaklaşık yüzde 62 oranında bir değer kaybı yaşadı. Şirketin yapay zeka (YZ) alanındaki agresif yatırımları, başlangıçta hisselerde yükselişe neden olsa da, yüksek harcamalar, artan borçluluk ve gelecekteki gelir beklentilerine dair belirsizlikler yatırımcıların endişelerini artırdı. Ellison’ın servetinin büyük bir kısmının Oracle hisselerine dayanması, bu düşüşte şirketin borsa performansının doğrudan etkili olduğunu gösteriyor.
Yapay Zeka Odaklı Yatırımlar ve Finansal Baskılar
Geleneksel olarak kamu kurumları ve büyük kurumsal müşterilere bulut hizmetleri ve veri tabanı yazılımları sağlayan Oracle, son dönemde OpenAI gibi yapay zeka şirketlerine yönelik yüksek performanslı hesaplama kapasitesi kiralama modeline odaklanmaya başladı. Bu stratejik değişim, şirketin gelir potansiyelini artırma hedefi taşırken, beraberinde önemli finansal yükümlülükler ve riskler de getirdi.
Eylül 2025’te, özellikle OpenAI’nin Stargate projesiyle ilişkilendirilen ve 300 milyar dolarlık bir değeri olduğu öne sürülen bilgi işlem anlaşmasına ilişkin haberlerin ardından Oracle hisselerinde dikkate değer bir yükseliş yaşanmıştı. Ancak, bu iyimser hava uzun sürmedi. Aralık 2025’te şirket tarafından açıklanan daha zayıf yazılım satış beklentileri ve veri merkezlerine yönelik planlanan harcamaların Wall Street beklentilerini aşması, yatırımcıların güvenini sarstı.
Ani Değer Kaybı ve Artan Borçluluk
Bu gelişmelerin ardından Larry Ellison’ın serveti, sadece bir gün içinde yaklaşık 25 milyar dolar azaldı. Daha da çarpıcı olanı, Haziran 2026’da Oracle hisseleri, 2001’den bu yana en sert haftalık düşüşünü kaydederek bir hafta içinde yaklaşık yüzde 20 değer kaybetti. Bu sert düşüşte, şirketin yapay zeka yatırımlarını finanse etmek amacıyla artırdığı borçluluk seviyesinin de önemli bir rol oynadığı belirtiliyor. Yahoo Finance verilerine göre şirketin toplam borcu yaklaşık 169 milyar dolara ulaşırken, S&P Global de yıl içinde Oracle’ın kredi notunu düşürme kararı aldı.
Tanınmış yatırımcı Michael Burry’nin, 2008 küresel finans krizini doğru tahmin etmesiyle bilinen Burry’nin, Oracle hisselerinde düşüş yönlü pozisyon aldığına dair haberler de piyasada dikkat çekti.
OpenAI’ye Bağımlılık Endişeleri
Oracle’ın açıkladığı 664 milyar dolarlık gelecekteki sözleşme yükümlülüklerinin önemli bir kısmının OpenAI ile olan anlaşmalara dayanması, şirketin müşteri tabanındaki yoğunlaşma riskini gözler önüne seriyor. Yatırımcılar, OpenAI’nin harcamalarını azaltması veya finansal zorluklar yaşaması durumunda, Oracle’ın büyük yatırımlarla kurduğu veri merkezlerini başka müşterilerle doldurma kabiliyetini sorguluyor. Melius Research gibi analitik firmalar, OpenAI veya Anthropic gibi büyük oyuncuların talep ettiği hesaplama kapasitesinin, Oracle’ın mevcut finansman olanaklarını aşması halinde şirketin yatırım planlarını sürdürmekte zorlanabileceği uyarısında bulunuyor. Teknoloji analistleri de olası bir piyasa daralmasının, şirketin finansal yapısı ve kâr marjları üzerinde ciddi baskı oluşturabileceği görüşünde.

Gelir Büyümesi Devam Ediyor
Tüm bu olumsuz gelişmelere ve hisse fiyatındaki düşüşe rağmen, Oracle’ın finansal performansı genel olarak büyümeye devam etti. Şirketin 2027 mali yılının ilk çeyreğinde toplam geliri, yıllık bazda yaklaşık yüzde 30 artışla 19,3 milyar dolara ulaştı. Bu büyümenin en dikkat çekici kalemlerinden biri, bulut altyapısı gelirlerindeki yüzde 121’lik muazzam artıştı.
İleriye dönük kâr tahminlerine göre Oracle hisseleri, teknoloji sektörünün ortalama 21 kat çarpanına kıyasla yaklaşık 15,7 kat çarpanla işlem görüyor. Wall Street analistlerinin ortalama 12 aylık fiyat hedefi ise mevcut kapanış fiyatının oldukça üzerinde, yaklaşık 249 dolar seviyesinde bulunuyor. Yatırımcıların önümüzdeki dönemde şirketin bilançosunda OpenAI anlaşmasının etkilerini yakından izlemesi ve bu durumun finansal sonuçlara nasıl yansıyacağını değerlendirmesi önem taşıyor. Şirket haberleri için Güncel Şirket Haberleri sayfamızı takip edebilirsiniz.
Finans Hattı Yorum:
Larry Ellison özelinde yaşanan servet erimesi, teknoloji devlerinin mevcut piyasa koşullarında karşı karşıya kaldığı volatiliteyi ve riskleri gözler önüne seriyor. Özellikle yapay zeka alanındaki büyük yatırımların finansmanı için artan borçluluk, Oracle gibi köklü şirketler için bile önemli bir baskı unsuru haline gelmiş durumda. Bu durum, gelecekteki gelir akışlarına yönelik belirsizliklerin hisse senedi değerlemeleri üzerindeki etkisini de pekiştiriyor.
Yatırımcıların odağı, Oracle’ın yapay zeka gelirlerine ne kadar bağımlı kalacağı ve bu bağımlılığın ne ölçüde sürdürülebilir olacağı sorusu etrafında yoğunlaşıyor. OpenAI gibi tekil müşterilere olan yüksek bağlılık, potansiyel bir müşteri kaybı veya talep düşüşü durumunda şirketin finansal yapısını riske atabilir. Bu nedenle, şirketin müşteri çeşitliliğini artırma çabaları ve bulut altyapı kapasitesini farklı sektörlere yayma stratejisi yakından izlenmelidir.
Piyasanın bu türden belirsizliklere karşı hassasiyeti, benzer büyüme stratejileri izleyen diğer teknoloji şirketleri için de bir uyarı niteliği taşıyor. Oracle’ın deneyimlediği finansal baskılar, yatırımcıların désormais sadece büyüme potansiyeline değil, aynı zamanda risk yönetimi, borçluluk seviyeleri ve gelir çeşitliliği gibi unsurlara da daha fazla önem vermesi gerektiğini gösteriyor. Bu denge, uzun vadeli yatırım kararlarında kritik bir rol oynayacaktır.



