25 Ekim 2026, Pazar

Mevzurize

Canlı Piyasa Güncelleme
Gündem

Okuma yazmayı bile öğrenemiyordu, kaligrafi ustası oldu! Kemeraltı’ndaki iki metrekarelik dükkandan doğan büyük başarı hikayesi

İzmir’de yaşayan 55 yaşındaki Eyüp Karanfil, çocukluk yıllarında okuma yazma konusunda yaşadığı zorluklara rağmen harflere duyduğu ilgiyi sanata dönüştürdü. Yıllar içinde kaligrafide ustalaşan ve 2025’te Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı unvanını alan Karanfil, Kemeraltı Çarşısı’ndaki küçük dükkânında eserler üretirken öğrencilere ders vererek sanatını yeni kuşaklara aktarıyor.

Okuma yazmayı bile öğrenemiyordu, kaligrafi ustası oldu! Kemeraltı'ndaki iki metrekarelik dükkandan doğan büyük başarı hikayesi

İzmir’in Konak ilçesinde yaşayan Eyüp Karanfil’in kaligrafiyle tanışması, ilkokul yıllarında yaz tatillerinde çalıştığı matbaada başladı. Henüz okuma ve yazmada güçlük çektiği dönemde harflerin biçimleri ve çizgileri ilgisini çekti. Zamanla bu merakını geliştiren Karanfil, ustalarından eğitim alarak kaligrafi alanında kendini yetiştirdi.

Bugün tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda yalnızca 2 metrekarelik dükkânında çalışmalarını sürdüren Karanfil, farklı yüzeylere işlediği yazılarla sanatını yaşatıyor. Kâğıdın yanı sıra porselen tabak, ahşap ürünler ve kına tefleri üzerine de kaligrafi uygulayan usta, 2025 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı unvanına layık görüldü.

Çocukluk dönemindeki deneyimini anlatan Karanfil, o yıllarda okuma ve yazmayı öğrenen öğrencilerin farklı renklerde kurdelelerle ödüllendirildiğini belirterek kendisinin bu konuda zorlandığını söyledi. Babasının yaz tatilinde kendisini matbaaya çırak olarak verdiğini aktaran Karanfil, harflerin yapısını burada tanıdığını ve sonrasında hocalarından eğitim alarak sanatını geliştirdiğini ifade etti.

Kalem Suresi’nden ilham aldı

Kaligrafiye duyduğu sevginin zamanla derinleştiğini anlatan Karanfil, sanat yolculuğunda Kur’an-ı Kerim’deki Kalem Suresi’nin kendisini etkilediğini dile getirdi. Surenin ilk ayetinde kaleme ve kalemle yazılanlara yapılan yemine dikkat çeken Karanfil, bu anlamın kendisinde iz bıraktığını ve yıllar boyunca kalemle sanatını sürdürmesine ilham verdiğini belirtti.

Ustalığını geliştirdikten sonra eğitim vermeye de başladığını kaydeden Karanfil, kaligrafinin yalnızca uzaktan bakılarak kısa sürede öğrenilebilecek bir uğraş olmadığını vurguladı. Bu alanda ilerlemek isteyenlerin usta-çırak ilişkisi içinde eğitim alması ve uzun süre emek vermesi gerektiğini söyledi.

Kaligrafiyi gelecek kuşaklara aktarmayı hedefliyor

Karanfil, kendisinin de hâlâ öğrenmeye devam ettiğini belirterek bilgi ve deneyimini yeni kuşaklarla paylaşmak istediğini ifade etti. Yetiştirdiği öğrencilerin ileride başka çocuklara da bu sanatı öğretmesini hedeflediğini söyleyen Karanfil, Kültür ve Turizm Bakanlığının verdiği unvanın geleneksel bilgi ve becerilerin aktarılması açısından önemli olduğunu dile getirdi.

Öğrencilerin zaman zaman kısa sürede sonuç almak istediğini aktaran usta, kaligrafide sabrın belirleyici olduğunu belirtti. Bu sanatın emek isteyen uzun bir yolculuk olduğuna işaret eden Karanfil, öğrenmek isteyenlerin acele etmeden çalışması gerektiğini kaydetti.

Kaligrafi ile hat sanatı arasındaki fark

Kaligrafi ile hat sanatının sık sık birbirine karıştırıldığını belirten Karanfil, iki alanın da güzel yazı geleneğine dayandığını ancak kullanılan alfabeler bakımından ayrıldığını anlattı. Karanfil’in açıklamasına göre hat sanatı Arap harfleriyle, kaligrafi ise Latin alfabesindeki harflerle icra ediliyor.

Her iki sanat dalında da ölçü ve dengenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Karanfil, harflerin gelişigüzel çizilmediğini, belirli oranlara göre biçimlendirildiğini söyledi. Kaligrafide bu oranların belirlenmesinde kalem ucunun genişliğinin esas alındığını aktaran usta, harflerin uygun ölçülerle yazılması sayesinde estetik bir bütünlük elde edildiğini ifade etti.