Ekonomi, teknoloji, biyomedikal bilimler ve halk sağlığı dünyasında, küresel teknoloji sektörünün yarattığı devasa servetin akademik ve tıbbi araştırmalara yönelme trendi giderek hız kazanıyor. Yapay zeka pazarının öncülerinden OpenAI ve Anthropic‘in önümüzdeki dönemde planladığı rekor düzeydeki halka arzlar (IPO), çalışanları ve kurucuları tarihin en büyük servet transferiyle ultra zenginler kulübüne taşımaya hazırlanıyor.

Analistler, bu devasa sermaye dalgasının yalnızca lüks tüketime gitmeyeceğini; kanser biyolojisi, gen düzenleme, üreme teknolojileri ve yaşlanma karşıtı (longevity) araştırmalara milyarlarca dolarlık özel fon akışı sağlayacağını belirtiyor.
ALTOS LABS VE CHAN ZUCKERBERG GİRİŞİMİ MİLYARLARI AKITIYOR
Teknoloji girişimcileri uzun süredir tıp bilimine yatırım yapsa da, günümüzdeki yatırımların ölçeği geçmişteki sanayici bağışlarını geride bırakıyor.
Jeff Bezos ve Yuri Milner gibi teknoloji titanlarının finansmanıyla kurulan uzun ömürlülük şirketi Altos Labs, ilaç adayı dahi olmadan arkasına aldığı 3 milyar dolarla sektöre damga vurdu. Benzer şekilde, Facebook kurucusu Mark Zuckerberg ve eşi Dr. Priscilla Chan’in kurduğu Chan Zuckerberg Girişimi (CZI), temel bilimsel araştırmalara bugüne dek 4 milyar dolar aktarırken, önümüzdeki on yılda 10 milyar dolar daha harcama taahhüdünde bulundu.
Devlet kurumlarının (NIH) aksine çok daha yüksek riskli ve uzun vadeli projelere odaklanan bu hayırsever yapılar, yapay zekayı biyotıpla buluşturuyor. CZI hücrelerin öngörücü yapay zeka modellerine 500 milyon dolar yatırırken, OpenAI Vakfı ise Alzheimer araştırmaları ve yaşam bilimleri veri projeleri için 100 milyon doların üzerinde kaynak ayırdı.
BİLİMDE “SEÇİLMİŞ” GÜÇ VE ETİK TARTIŞMALARI
Milyarderlerin bilimin yönünü tayin etmesi akademik çevrelerde ve kamuoyunda ciddi soru işaretlerini beraberinde getiriyor. Stanford Üniversitesi’nden siyaset bilimci Rob Reich, hayırseverlik mekanizmalarında halk tarafından seçilmiş bir denetim mekanizmasının bulunmadığına dikkat çekerek, milyarderlerin kendi kâr elde ettikleri teknolojileri ve yine kendi çıkarlarına hizmet eden alanları finanse ettiğini vurguluyor. Uzmanlar, gen düzenleme ve uzun ömürlülük gibi tartışmalı alanlardaki özel yatırımların, tıp bilimini toplumsal faydadan ziyade yalnızca ultra zenginlerin erişebileceği lüks alanlara kaydırmasından endişe duyuyor.



