Aliyev, konuşmasında Erdoğan'ın Zafer Günü'nde kendileriyle birlikte olmasının bütün Azerbaycan halkını sevindirdiğini söyleyerek kendisine teşekkür etti. Tam 6 yıl önce Şuşa şehrinin Ermeni işgalinden kurtarıldığını, ondan bir gün sonra Ermenistan'ın resmen teslim olduğunu ve böylece 30 yıllık işgalin sona erdiğini hatırlatan Aliyev, Şuşa'nın 28 yıl esaret altında kaldığını ancak milli ruhunu kaybetmediğini ifade etti. Şuşa'nın kurtarılmasının hem büyük sembolik anlam taşıdığını hem de II. Karabağ Savaşı'nın en önemli aşamalarından biri olduğunu dile getiren Aliyev, 44 gün boyunca Erdoğan'ın ve kardeş Türk halkının Azerbaycan'ın yanında olduğunu vurguladı.
Savaşın ilk saatlerinde yapılan açıklama ve Erdoğan ile gerçekleştirilen telefon görüşmesinin bütün dünyaya kardeş Türkiye'nin Azerbaycan'ın yanında olduğunu gösterdiğini belirten Aliyev, bu açıklamanın kendilerine ilave güç ve moral verdiğini söyledi. Erdoğan'ın 'Azerbaycan yalnız değildir, Türkiye onun yanındadır' sözlerinin hiçbir zaman unutulmayacağını kaydeden Aliyev, Azerbaycan halkının bunu çok iyi bildiğini ve bu nedenle Erdoğan'a şahsen ve kardeş Türk halkına minnettar olduğunu ifade etti. Aliyev, gösterilen siyasi ve manevi desteğin morallerini daha da yükselttiğini dile getirdi.
Azerbaycan ordusunun 44 gün içerisinde 300'den fazla şehir ve köyü savaş meydanında kurtardığını hatırlatan Aliyev, bu savaşlarda 3 bin şehit verildiğini belirterek 'Allah bütün şehitlerimize rahmet eylesin' dedi. Şehitlerin kanının yerde kalmadığını, intikamlarının savaş meydanında alındığını ve tarihi adaletin yeniden tesis edildiğini söyleyen Aliyev, işgal döneminde bu meselenin barışçıl yollarla çözülebileceğine dair bazı umutların da bulunduğunu, ancak Ermenistan'ın yapıcı olmayan tutumunun buna imkan vermediğini, bugün durumun tamamen farklı olduğunu kaydetti.
Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki normalleşme sürecinin devam ettiğini belirten Aliyev, bu sürecin somut sonuçlara ulaşmasını ümit ettiğini söyledi. Bir yılı aşkın süredir Ermenistan ve Azerbaycan'ın barış anlaşmasını paraflamış durumda olduğunu, ancak henüz nihai imzaların atılmadığını ve bunun belirli sebepleri bulunduğunu ifade eden Aliyev, bu konuda Türkiye ve Azerbaycan kamuoyunun yeterince bilgi sahibi olduğunu düşündüğünü belirtti. 44 günlük Vatan Savaşı'nın Türkiye-Azerbaycan birliğini bir kez daha gösterdiğini vurgulayan Aliyev, bundan 7 ay sonra Şuşa'da tarihi Şuşa Beyannamesi'nin imzalandığını ve bu belgenin ilişkileri resmen müttefiklik seviyesine yükselttiğini hatırlattı.
Türkiye ve Azerbaycan halklarının kardeş halklar olduğunu ve her zaman müttefik olduklarını vurgulayan Aliyev, dünyada kendileri kadar birbirine bağlı halklar ve devletler bulunmadığını söyledi. Bunun büyük servetleri olduğunu belirten Aliyev, Şuşa Beyannamesi'nin sadece bu tarihi ve kültürel ilişkileri resmi bir çerçeveye oturttuğunu, iki ülkeyi birleştiren ortak tarih, etnik kökler, dil, edebiyat ve manevi değerlerin büyük bir servet olduğunu ifade etti. Bu servet ve güçlü temel üzerinde devletler arasındaki ilişkilerin de geliştiğini kaydeden Aliyev, iki halk ve her şeyden önce iki lider olarak bu serveti koruduklarını, hiç kimsenin aralarına girmesine veya kendi kişisel çıkarları uğruna birliklerine, kardeşliklerine ve dayanışmalarına gölge düşürmesine izin vermeyeceklerini söyledi.
Türkiye'nin Erdoğan'ın liderliğinde büyük bir güce dönüşmekte olduğunu ifade eden Azerbaycan Cumhurbaşkanı, bunun dünya çapında büyük bir güç olduğunu, sadece bölgedeki süreçlerde değil küresel öneme sahip meselelerde de söz sahibi bulunduğunu belirtti. Türkiye'nin güçlü ekonomisi, güçlü sanayi potansiyeli ve siyasi ağırlığının bugün bir gerçek olduğunu söyleyen Aliyev, bunun kendilerini çok sevindirdiğini ve güçlendirdiğini dile getirdi. Azerbaycan'ın da son yıllarda büyük bir gelişme sürecinden geçtiğini ve bugün bu yolda emin adımlarla ilerlediğini kaydeden Aliyev, birlikte çok daha güçlü olduklarını, geniş bir coğrafyayı kapsayan bölgede Türkiye-Azerbaycan birliğinin önemli bir etken olduğunu, bu birliğin istikrar, barış, iş birliği ve güvenlik unsuru olduğunu ifade etti.
Erdoğan'ın yoğun programına rağmen Zafer Günü dolayısıyla Karabağ'a gelmesinin bütün dünyaya iki ülkenin birliğini gösterdiğini söyleyen Aliyev, bu birliğin ebedi olacağına emin olduğunu, ne Türkiye'de ne de Azerbaycan'da bu konuda kimsenin şüphesi bulunmadığını belirtti. Geçmişte de birlikte olduklarını, bu zor dönemde de birlikte olduklarını, bugün de birlikte olduklarını ve gelecekte de birlikte olacaklarını söyleyen Aliyev, bunun tarihi zaferin en önemli sonucu olduğunu değerlendirdi. İkili ilişkilerde siyasi ilişkiler, ekonomi, yatırımlar, enerji, ulaşım koridorları ve Zengezur Koridoru gibi birçok konunun bugün geniş kapsamlı şekilde ele alındığını belirten Aliyev, zaferin en önemli sonucunun Türkiye-Azerbaycan birliğinin ebedi ve sarsılmaz olması olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan da toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki münasebetlerin tarihin türlü imtihanlarından geçerek bugünkü ileri seviyesine ulaştığını ifade etti. 'Bir millet, iki devlet' şiarıyla tarif ettikleri gönül birliğinin, müşterek maziden aldığı kuvvetle yarınlara ışık tutan sönmez bir meşale olduğunu söyleyen Erdoğan, Azerbaycan'ın 44 günlük vatan muharebesi ile öz topraklarını işgalden kurtarmasının Güney Kafkasya'da yeni bir dönemin kapısını araladığını belirtti. Erdoğan, 15 Haziran 2021 günü Şuşa'da imzaladıkları beyanname ile müttefiklik bağıyla tahkim ettikleri kardeşliği zayıflatmak isteyenlerin dün olduğu gibi bugün de yarın da emellerine asla ulaşamayacaklarını kaydetti.
Karabağ'ın yeniden imarı ve bölgenin eski canlılığına kavuşturulması için Azerbaycan'ın ortaya koyduğu gayretleri büyük takdirle takip ettiklerini ifade eden Erdoğan, Azerbaycan'ın haklı mücadelesini sahiplendikleri gibi bölgede kalıcı barışın tesisine yönelik samimi gayretlerini de desteklediklerini söyledi.
Erdoğan'ın Azerbaycan ziyareti öncesinde de iki ülke arasında karşılıklı mesajlar verilmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güney Kore ziyareti için yola çıktığı uçağın Azerbaycan hava sahasına girmesinin ardından pilotu aracılığıyla Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e ve Azerbaycan halkına 8 Kasım Zafer Günü tebrik mesajını iletmişti. Geçen ay ise Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a tebrik mektubu göndermişti.











