Niğde'nin Gümüşler beldesinde yaşayan 60 yaşındaki Ali Yılmaz, evinin alt katındaki 95 metrekarelik alanı yaklaşık 3 bin parçalık bir müzeye dönüştürdü.
Kökleri 40 yıl öncesine uzanan koleksiyonuna, babasından kalan bir radyo ve el feneriyle ilk adımı attı. "Babamdan kalan bir radyomuz ve fenerimiz vardı.
Onlarla başladım" diyen Yılmaz, bu iki parçanın ardından eski eşyalara duyduğu sevginin arttığını kaydetti.Yıllarca köyleri, kasabaları ve terk edilmiş konakları dolaşarak ahırlardan ile samanlıklardan çıkardığı objeleri tek tek topladığını söyledi.
Getirdiği her parçanın temizliği ve tamiriyle günlerce uğraştığını belirten Yılmaz, "Gittiğim her yerde toplamaya başladım" diye konuştu."Eskisi olmayanın yenisi olmaz" sözünü kendisine ilke edindiğini ifade eden Yılmaz, koleksiyonundaki her eşyanın kendisi için ayrı bir değeri olduğunu vurguladı. İlk zamanlarda birkaç metrekarelik odayla yetindiğini, ancak koleksiyonun hızla büyüyünce evin altındaki alanı düzenlemek zorunda kaldığını aktardı. Şimdi tavana kadar dolan mekanda bazı eserleri yerleştirmekte zorlandığını söyledi.Bazı anıların burukluğunu da dile getiren Yılmaz, çevresindekilerin attığı eşyalar hakkındaki sözlerinin kendisini üzdüğünü belirtti.
Yılmaz, "Birisi 'Bende de vardı, çöpe attım' dediğinde çok üzülüyorum. Çünkü bunlar dedelerimizden, nenelerimizden kalan geçmişimizin parçaları" diye konuştu.Türkiye'nin dört bir yanından gelen ziyaretçileri ağırladığını belirten Yılmaz, özellikle gençlerin ve üniversite öğrencilerinin eski eşyaları görmesini önemsediğini aktardı.
Gelenlere her bir objenin tarihini ve kullanım amacını tek tek anlattığını söyledi.Müzeyi ziyaret etmek isteyenlerden herhangi bir ücret almadığını vurgulayan Yılmaz, kapılarını sevenlere her zaman açık tuttuğunu kaydetti.
Yılmaz, "Para almak bize yakışmaz.
Buyursunlar gelsinler, görsünler, tanışalım, bir kahvemizi içsinler.
Tek isteğim geçmişimizi gelecek nesillere daha fazla tanıtabilmek" dedi.