Yapay zeka destekli müzik üretiminde Türk müziğine özgü ses sistemi ve makam yapısını temsil etmeyi hedefleyen bir proje, Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Devlet Konservatuvarı Çalgı Eğitimi Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Mahir Mak'ın danışmanlığında yürütülüyor. Projeyi yüksek lisans öğrencisi Emin Şükrü Demir yürütüyor. İnternette bulunan veri setleriyle eğitilen uygulama, Türk müziğindeki 164 makam ve 87 usulde eser üretebiliyor.
Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Devlet Konservatuvarı Çalgı Eğitimi Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Mahir Mak’ın danışmanlığında yüksek lisans öğrencisi Emin Şükrü Demir’in yürüttüğü proje, yapay zeka destekli müzik üretiminde Türk müziğine özgü ses sistemi ve makam yapısını temsil etmeyi hedefliyor. İnternette bulunan veri setleriyle eğitilen uygulama, Türk müziğindeki 164 makam ve 87 usulde eser üretebiliyor. Uygulamanın çalıştayı Kültür ve Turizm Bakanlığı destekleriyle gerçekleştirildi. Doç. Dr. Mahir Mak, uygulamanın yalnızca eser üretiminde değil, müzik eğitimi ve ses kayıt teknolojilerinde de farklı kullanım alanları bulabileceğini belirtti. Mak, yazılımın bilgisayar, tablet ve telefondan erişilebilir biçimde ücretsiz olarak sunulmasının planlandığını ifade etti.
Mevcut yapay zeka uygulamalarının ağırlıklı olarak Batı müziği verileriyle geliştirildiğini ve Türk müziğinin kendine özgü ses sisteminin bu araçlarda yeterince karşılık bulmadığını belirten proje yürütücüsü Doç. Dr. Mahir Mak, yapay zekanın temas etmediği alan kalmadığını, bunlardan birinin de müzik olduğunu söyledi. Yapay zekanın müzik alanına dramatik biçimde nüfuz ettiğini dile getiren Mak, "Bu bakış açısıyla bizim geleneksel müziğimiz alanı içerisinde bir uygulama eksikliği fark ettik" dedi.
Öğrencisiyle birlikte son 1 yıldır bir uygulama geliştirdiklerini anlatan Mak, uygulamanın bir dolu ayağı bulunduğunu, eğitimde nasıl kullanılacağına dair bir ara yüzü, ses kayıt teknolojisi içerisinde nasıl yer edineceğine dair bir diğer ara yüzü ve Türk müziğinin nasıl üretileceğine dair üçüncü bir ara yüzü olan geniş bir uygulama olduğunu kaydetti.
Müzik eğitimi ile bilgisayar programcılığı alanlarındaki birikimini projede bir araya getiren uygulamanın geliştiricisi, yüksek lisans öğrencisi Emin Şükrü Demir ise dünya üzerinde kültürel bir hegemonya bulunduğunu, herkesin müziği Batı müziğinden ibaret zannettiğini söyledi. Beethoven ve Mozart gibi çok kıymetli eserler bulunduğunu, ancak dünya üzerinde Çin, Hindistan ve Türk kültürü gibi başka kültürlerin de yer aldığını belirten Demir, kendi müziklerinin ve kültürlerinin de çok köklü olduğunu ifade etti.
Hocalarıyla birlikte neler yapabileceklerini araştırdıklarını anlatan Demir, literatürde veri setleri bulunduğunu ve yapay zeka araçlarını bu veri setleriyle eğittiklerini söyledi. Bu veri setlerinden Prof. Dr. İbrahim Karaosmanoğlu'nun 2 bin 200 eserlik bir veri seti olduğunu, geçen yıl bunun güncellenerek 3 bin esere çıkarıldığını aktaran Demir, burada halk müziği, sanat müziği ve anonim eserlerin yer aldığını belirtti.
Demir, "Bu eserleri makineye nasıl öğretebiliriz, müziğimizi daha doğru nasıl yapabiliriz" sorusundan yola çıkarak bir uygulama geliştirmeye başladıklarını ve uçtan uca bir müzik eserinin nasıl yapılabileceğini hedeflediklerini söyledi. Türk müziğinde 164 makam ve 87 usulde eserler icra edebildiklerini dile getiren Demir, bunların nota olarak çıktısını alabildiklerini, Türk müziğine özgü enstrümanlarla seslendirebildiklerini ve üzerinde düzenlemeler yapabildiklerini kaydetti.











