"IRENA Küresel Jeotermal Taahhüdü Üst Düzey Etkinliği" adıyla düzenlenecek toplantı, 2050 yılına kadar ısı ve elektrik üretimine yönelik küresel jeotermal enerji arzının 2025 seviyesinin 12 katına çıkarılması hedefine odaklanacak. Etkinlikte bu hedef doğrultusunda uluslararası iş birliklerinin nasıl güçlendirileceği ele alınacak.
Toplantıya Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dr. Alparslan Bayraktar ev sahipliği yapacak. Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) Genel Direktörü Francesco La Camera da etkinlikte yer alacak. Jeotermal Enerji Derneği'nin (JED) kurumsal destekçileri arasında bulunduğu buluşmaya, JED Yönetim Kurulu üyeleri ile kurumsal üye firmaların temsilcileri katılacak.
Jeotermalin dünya çapında yaygınlaşması için ihtiyaç duyulan yatırım, finansman ve uluslararası iş birliği mekanizmaları toplantının gündeminde yer alacak. Bu değerlendirmeyi JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap yaptı. Kındap'a göre Türkiye'nin enerji dönüşümünde başrolü jeotermal üstlenecek ve bu katkı yeni teknolojik gelişmeler sayesinde hayata geçecek.
Enerji bağımsızlığının ülkeler açısından artık bir beka sorununa dönüştüğünü söyleyen Kındap, bunun nedenini bölgesel savaşlar ve jeopolitik gerginlikler olarak gösterdi. Kındap, "Tüm gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin jeotermal kaynaklarından daha fazla değer oluşturma hedefine odaklandıklarını görmekteyiz. Dünyanın en zengin jeotermal kaynaklarına sahip ülkelerinden biri olan Türkiye’mizin bu oyun planında en şanslı ülkelerin başında geldiğini belirtmemiz gerekiyor" dedi.
Ali Kındap, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dr. Alparslan Bayraktar'ın bu uluslararası toplantıya ev sahipliği yapmasının jeotermal sektörünün bütün paydaşlarını heyecanlandırdığını kaydetti. Kındap, "Toplantıda, jeotermalin elektrik üretiminin yanı sıra sanayi, tarım-gıda sistemleri, konutların ısıtılması ve soğutulması ile diğer entegre kullanım alanlarında değerlendirilmesine yönelik fırsatların gündeme gelmesini bekliyoruz. COP31’in Türkiye’nin jeotermal alanındaki birikimini uluslararası iş birliklerine dönüştürmesi açısından önemli bir fırsat sunduğunu düşünüyoruz. Küresel jeotermal enerji arzının bügünkü 15.6 gigavat (GW) seviyesnden, 2050 yılına kadar 12 kat artışla 193 GW’a çıkarılması hedefini, bu kaynağın taşıdığı değerin uluslararası ölçekte daha güçlü biçimde tanınması açısından son derece önemli buluyoruz. Türkiye; yatırımcıları, mühendislik kabiliyeti, sondaj tecrübesi ve işletmecilik birikimiyle bu büyümeye katkı sunabilecek güçlü bir konuma sahip. Türk jeotermal sektörü olarak bu büyük hedefe giden yolda sorumluluklarımızı yerine getirmeye hazırız" diye konuştu.
Kındap, jeotermal yatırımlarının büyümesinde çevresel ve sosyal sürdürülebilirliğin temel ilke olarak gözetilmesi gerektiğini de vurguladı. Ona göre kaynakların gelecek kuşaklar gözetilerek değerlendirilmesi, rezervuarların bilimsel verilerle yönetilmesi ve reenjeksiyon uygulamaları sürdürülebilir büyümenin ayrılmaz unsurları arasında bulunuyor. Kındap, COP31 kapsamındaki buluşmanın küresel hedefleri sorumlu ve uygulanabilir yatırımlarla buluşturmasını dilediklerini ifade etti.
Jeotermal Enerji Derneği, Eylül 2026'da yeni yasama yılı öncesinde TBMM'ye çağrıda bulunarak jeotermal enerjinin öncelikli gündem maddesi olmasını, sektörün tek noktadan koordine edilmesini, izin süreçlerinin hızlandırılmasını ve Jeotermal Kanunu'nun güncellenmesini talep etmişti.
İlgili haber: Jeotermal Sektöründen TBMM'ye Çağrı: 2040 Hedefi ve Düzenleme Talepleri











