Mayıs ortasında başlayan yolculuk, ekimin ortasında tamamlandı. Karadeniz’in yüksek yaylalarında yaz boyunca hayvanlarını otlatan, tereyağı ve peynir yapan, kışlık ot biçen aileler için dönüş vakti geldi. Kayabaşı Yaylası’ndaki yaylacılar, yüzyıllardır süren yayla göçü geleneğine uygun olarak hayvanlarını özenle süsledi, sabahın erken saatlerinde yola koyuldu.
İneklerin önünde ve arkasında yürüyen yaylacılar, dağ yollarında kilometrelerce yol katederek köylerine ulaştı. Rengârenk süslenmiş hayvanların sis arasından yayladan aşağı inişi, yılın en fotojenik anlarından birini oluşturdu.
“İnekler de taşındıklarını anlıyor”
Her yıl ineklerini süsleyerek yayla göçünü sürdüren ailelerden biri de Ayşe Pehlivan’ın ailesi. Pehlivan, hayvanların bu yolculuğu kendilerinin de fark ettiğini düşünüyor ve ineklerin taşındıklarını adeta anladığını söylüyor. Ancak yaylaların eski günlerdeki havasının kalmadığını da saklamıyor:
“Eskisi kadar tadı yok.”
Yine de geleneğin sürdüğünü vurgulayan Pehlivan, ailesinin bu kültürü yaşatmaya devam edeceğini ifade etti.
Gençler de geleneğe sahip çıkıyor
Yayla mevsimini ot biçerek ve hayvanlara bakarak geçiren gençler de var. Sezonu Kayabaşı’nda geçiren genç bir yaylacı, bu kültürün yaşatılmasının kendisi için çok değerli olduğunu belirterek yaşıtlarına da yaylaya çıkmalarını tavsiye etti. Şehir hayatının cazibesine rağmen yaylada büyüyen yeni kuşak, geleneğin geleceği için umut veriyor.
Yayla göçü nedir?
Yaylacılık, Karadeniz’in sarp coğrafyasında yüzyıllardır süren mevsimlik bir yaşam biçimi. Köylerde sıcakların bastırdığı yaz aylarında aileler, hayvanlarıyla birlikte daha serin ve otu bol yüksek yaylalara çıkıyor. Yaklaşık beş ay süren bu dönemde süt, tereyağı ve peynir gibi ürünler kış için hazırlanıyor ya da satılıyor; hayvanların kışlık yemi için ot biçiliyor. Sonbahar gelip yaylalara ilk kar düşmeye başladığında ise dönüş yolculuğu başlıyor.
Bir zamanlar köylerin neredeyse tamamının katıldığı yayla göçü, bugün daha az sayıda ailenin sürdürdüğü bir gelenek. Ama her ekim, süslü inekleriyle dağdan inen yaylacılar, Karadeniz’in bu kadim kültürünün hâlâ yaşadığını hatırlatıyor.



